32. Hafta – İlk NST ve Doğum Pozisyonu
Bu
hafta oğlumu göreceğim için daha bir güzel geçti. Onu çok özlediğim için 28.
haftadan beri iki haftada bir randevu alıyorum, biliyorsunuz. Böyle olunca içim
de rahat ediyor tabii. 10 güne kadar olan kontroller ücretsiz Medicana’da.
Benim acil veya riskli bir durumum olmadığı için kontrole gitmiyorum henüz.
Arada doktorumla iletişim hâlindeyim. Su boşalması, kanama veya sıklaşan
düzenli sancılar gibi durumlardan birini yaşarsam hemen kendisini aramamı
söyledi doktorum. Bende yalancı sancılar yok henüz. Hoş, o yalancı sancının da
nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum ya. Umarım, “Doğuruyoruuum!” diye ortalığı
birbirine katmam. :)
Bu
hafta neler yaptık peki? Oğluşumun anne yanı beşiği odasındaki yerini aldı. O
gelince bizim odamıza gelecek minik beşiği de. Anne Yanı Tahterevalli Beşik
diye geçiyor bizim krem rengi ahşap beşiğimiz. Bu, en yeni modeli olduğu için
yatağa sabitlemediğiniz zamanlarda sallanma özelliğini de kullanabiliyorsunuz.
Hafta başında, mağazalarda halı modellerine göz gezdirdik biraz. Bebek odası
halısı isteyince genelde çocuk odasına uygun daha canlı, arabalı, çizgi
kahramanlı modeller gösterdikleri için henüz içime sinen bir model olmadı.
İnternette baktıklarımda da benzer durumlar yaşamıştım. Ya çok sade desenli bir
bebek halısı alacağım ya da uygun bir renk ve tonundan oluşan klasik bir halı
tercih edeceğim. Alanımız çok küçük zaten.
Hazırlıkların
çoğu bitti. Halı, perde ve son olarak avizeyle odayı tamamlamış olacağız
inşallah. Bir de benim lohusa geceliği krizim çözülürse hastane çantamız için
gerekli her şeyi almış olacağım. Yeni yıla hastane çantam hazır ve de nâzır
şekilde girebilirim. Dursun bir köşede. 35. hafta bitmiş oluyor ve 37'den sonra her an gelebilir bizimki. Biliyorsunuz erken doğum olmuyor 37. hafta tamamlanınca. Tek dileğim daha erken gelmemesi tabii. Son
zamanlarımı hazırlık telaşıyla geçirmek istemiyorum. Sadece kıyafet yıkama
işini biraz sona saklıyorum.
Bu
hafta bebeğimin içeride biraz daha büyüdüğünü hissettim. Her geçen gün
hareketleri değişiyor, içimde büyüyor yavrum. Ne kadar anlatırsam anlatayım
onun içimde hareket ederken yarattığı o iç gıdıklayıcı, tuhaf hissi yeterince
ifade edemem. Kalbim sevgiyle doluyor o an. Gecenin, sabahın kaçı olursa olsun
bir daha vurması için onunla konuşup karnımı okşuyorum. Uykusuzluğu dert
etmiyorum. Migren de rahat bıraktı beni, çok şükür. Onun minik kıvrımlarını,
hareketlerini hissetmek dünyanın en güzel duygusuymuş meğer!
Bu
haftanın başından beri hıçkırıkları hissettiğim yer de değişmeye başladı sanki.
Biz de eşimle bebeğin dönüp yer değiştirdiğini düşünmeye başladık. 31+4’te ben
kendi hâlimde AVM’de takılırken bebeğin içeride kasılıp gerilme benzeri bir
şeyler yaptığını fark ettim. Sancım yoktu; ama bazen insan o kasılma ve sancıyı
hissetmeyebiliyormuş. Bebeğin o hareketleri düzenli bir hâl alınca biraz da
endişelendim ve doktorumu aradım. 13. kata çıkıp NST’ye girmemi söyledi.
Gerekli görürlerse onu da çağıracaklardı. Doktoruma ulaşamamam durumunda ilk
önce gideceğim yer burasıydı. Bunu daha öncesinden netleştirmiştik.
Biraz
duygusal, ağlamalı şekilde de olsa tek başıma tuttum hastanenin yolunu. Minik
bebeğim için korkuyorum tabii. Böyle bir durumda ağlamamam mümkün değil
kesinlikle. Kendimi tanıyorum…
Neyse
ki korktuğumuz gibi olmadı ve sancılarım 20’ye yakın çıktı. 20’nin üstünde
olmadığı sürece herhangi bir risk veya sıkıntı yokmuş. Belki hastaneye gitmeden
önce hissettiklerim daha yoğundu, bilemiyorum. Bildiğim tek şey hiçbir
sıkıntısı olmadığı halde NST’ye bağlanan hamilelerin bile sancısı olabileceği
ve ben de bu ihtimal yüzünden tedbiri elden bırakmak istemedim.
NST’ye
ilk kez girdiğim için acemilik vardı bende. Hemşire konuşmamamı, fazla hareket
etmememi ve gülmememi söyledi. :) Sürekli bebeğin kalp atışlarını duyuyorum ve
arada tekme ya da diğer hareketleri çok daha gürültülü bir şekilde geliyor.
Zaten o cihazın etkisiyle içeride de daha yoğun hissettim o hareketleri. Rutin
olarak 37. hafta NST’ye girmeye başlıyormuş hamileler. Benim doktorum böyle bir
yol izliyor en azından. Ben sadece biraz aceleci davranmış olabilirim. :)
NST’den
sonra evde bizimki öyle bir coştu ki tüm akşam ve gece boyunca. Görülmeye
değerdi. Daha önce hiç böyle olmamıştı. Karnımın içinde yer değiştiriyor,
yüzüyor resmen. Sağa sola yamuluyorum ve baktıkça gülüyoruz kocacımla. Doğum
pozisyonu aldığından emin olduk neredeyse. Kasılma gibi hissettiğim şey de beni
minik ayaklarıyla itmesiydi. Bazen tekme gibi koca bir dalga vuruyor bazen de
böyle itiyordu işte. Elimle ayağını bulup bastırıyorum, o da bize tepki
veriyor. :)
Cuma
günkü randevum böylelikle iki gün öne çekildi ve 31+5’te oğluşumu görebildim.
İkimizin de sağlığı yerinde çok şükür. Ben iki haftada 700 gram almışım oradaki
tartıya göre. Bir ara 30. haftadaki 500 gramı geri vermiştim; ama onu geri
almışım tabii. Yani tartıda +700 oynama oldu sonuçta. Oğluşum yaklaşık 1800
gram ve 42 cm olmuş. Benim kesedeki su miktarım yeterli, onun da gelişimi
haftasıyla uyumluymuş ve evet, doğum pozisyonu almış canım oğlum! Senin o
tepetaklak duruşunu yerim ben şapşalım…
Bu
hafta mide yanması baş gösterdi çok fena şekilde. Sürekli midem bulanıyor. Ilık
süt ve maden suyu önermişlerdi. Faydası olmadı. Sanırım Gaviscon’a
başvuracağım. Henüz hiç içmedim; ama dün gece o kadar kötü oldum ki daha fazla
dayanamayabilirim.
Dün
akşam ilginç bir şey oldu. Evde temizlik vardı ve çok ayakta kalmış olabilirim.
Belki onun da etkisi olmuştur yani. P(ek ödemim olmadığını düşünmüyorum en
başından beri. Ama son zamanlarda yüzüğümü parmağıma geçirmekte zorlanmıştım ve
ben de bir daha hiç takmadım.) Dün akşam ayak bileğimin şiştiğini fark ettim;
ama öyle böyle şiş değil. Ödem gibi de değil. Her iki ayak bileğimde de normale
göre ciddi bir şişlik vardı birkaç gündür ama. Sol ayak bileğim davul gibiydi.
Kemik görünmüyor ve direkt bacakla birleşmiş ayak bileği. Canım acımıyor pek;
ama geçen sene o ayak bileğimi burkmuştum ve doku zedelenmesi olmuştu. Şimdi
yine aynı şekilde şişmiş. Doktorum önemli olabileceğini söyledi. Sanırım bu
akşam eğitim ve araştırma hastanelerinden birine gideceğiz. Gerekirse kurşun
yelek giyerek tek film çektirebileceğimi söyledi. Romatizmal bir rahatsızlık da
olabilirmiş ve kontrol altına almamız gerekiyormuş.
Henüz
bana anlatılan can acıtıcı tekmelerle tanışmış değilim; ama geceleri kesinlikle
çok hareketli bizimki. Sürekli karnımı yamultup duruyor. Hep konuşuyorum
onunla. Doğum pozisyonu aldıktan sonra hissettikleriniz kesinlikle çok
değişiyor. Şimdilerde daha eğlenceli olmaya başladı her şey. Hamileliğin tadını
daha çok çıkarıyorum. :) Bu haftalardan sonra hareketleri sık sık takip etmek
gerekiyormuş. Bu aralar miniğimle oynaşmalarımıza tam gaz devam ediyoruz. O
yüzden doktorumu bunaltmaya başlamadım henüz. :)
Bu
haftalarda bebek çok hızlı büyüdüğü için benim de kilo almam kaçınılmaz
görünüyor sanki; ama okuduğum kitaplardan bazılarında 36. haftadan sonra kilo
alımının yavaşladığını veya durduğunu gördüm. Kitaplarım çeviriydi ve ben o
şanslı gruptan olacak mıyım, bilemiyorum. Türk kadınının metabolizması
farklıysa o kilolar benim için de kaçınılmaz olacak. Bir de onlarda bizimki
gibi güzel yemekler mi var allasen! Göbüşümle vedalaşacağım, oğluşuma
kavuşacağım zaman yaklaştığı için her şeye daha olumlu bakıyorum artık…

Merhaba blogunuzla yeni tanıştım bende 32 haftalık hamileyim. Medicana ya gidiyorum bende. Doktorunuz kim?
YanıtlaSilMerhaba, haftalarımız yakınmış. Şu an 33+6'yım, doktorum da baştan beri Prof. Dr. Yusuf Üstün.
SilBenimde Yusuf Hoca çok memnunum doktorumdan. 30. haftada nst'de 20 olan yalancı sancılarla bende tanıştım ve çok şaşırdım çünkü hiç bişey hissetmiyordum sancıya dair. Neyseki atlattık çok şükür. 13.katın bana kattığı tek fikir odaların inanılmaz sıcak olmasından dolayı geceliğimin veya pijamamın mümkün olduğunca ince olmasına dikkat edeceğimdir:)) Size sağlıklı sıhhatli hayırlı doğumlar diliyorum :)))
YanıtlaSil