Emzirme: Süt Krizi
“Sezaryen mi normal doğum mu?”
“Suni sancı çok zormuş.”
“Epiduralli mi epiduralsiz mi?”
“Epizyo olmasııın…”
Evet, etrafınızda
onlarca kişi doğum şeklinizle ilgili komplo
teorileri üretedursun, asıl zorluğun hangi şekilde olursa olsun o bebek “doğduktan” sonrası olduğunu size kimse söylemeyecek muhtemelen…
Doğum şekliniz ne olursa olsun, doğumdan sonra mümkün olan en kısa sürede emzirmeye başlamanız gerekiyor. Bu, teorik olarak
böyle kesinlikle. Hepimiz bir yerlerden okumuşuzdur yani. Buraya kadar her şey güzel ve sorun yok gibi; ama ne
yazık
ki her bebek memeye konduğu
anda copur copur çekmeye başlamıyor o memeyi, ha bir de süt gelmiyor zaten o ayrı!
Kolostrum kolostrum dedik, “sıvı altın” dedik; ama miktarına, kıvamına falan
pek takılmadık sanki ha? Hastaneler, ebeler bile bazen yanlış yönlendiriyor insanı. O yüzden bu süt meselesi
adeta bir memleket meselesi taze anne için, anlatabildim mi azizim? :)
Gelelim benim
krizime… Doğum yaptıktan sonra ciddi bir şok yaşadım. Açıkçası doğum masasına oturduktan sonra oradan doğum yaparak ayrılacağıma dair ümidim yoktu. Sonrasında ise o
kanama durumu falan beni epey rahatsız etmişti, hatırlarsınız bir önceki yazımdan… Neyse, beni kendi odama
aldılar. Üstüme renkli bir gecelik giydim ve oğlumu emzirmem için kucağıma bıraktılar. Tabii o sırada meme ucunu
bulabilene aşk
olsun! Ben bile bulamıyorum el kadar bebe nasıl bulup da emsin… aslında meme
ucu ile ilgili sorunum yoktu; ama o an öyle saçma sapan bir manzara ile karşılaştım ve yanımda meme ucu çıkarıcı bir aparat olmadığı için sürekli o ucu bebek için elverişli hâle getirmeye çalıştım. Kucağımda dakikalar öncesi tanıştığım bir zeytin, gözlü… Bana bakıyor, “E hani
süt?” diyor sanki. Bir yandan da ağlayıp duruyor ve o sırada odaya giren çıkanın haddi hesabı yok. Yani hazırlıklı olun, yakınlarınız veya hastane personeli o özel anlarda sizi taciz edecektir
o veya şu
sebepten ötürü. Neyse, damla damla da olsa o kolostrum
geliyor; ama gerçekten de yalnızca birkaç damla. Şifa niyetine ve her damla çok kıymetli. Tabii biz
hastane tipi pompanın dibine yapıştırıp ziyan edene kadar. Neden? Çünkü ebeler bize elle sağım yapmamız gerektiğini söylemedi. Emzirme sevdalısı
hastanemiz mamayı şırıngayla veriyor; ama kolostrumu ziyan ettiğimizi söylemiyor bize. O ilk gün her
fırsatta emzirmeyi “denedim”. Denedim; çünkü cidden bebeği tutmaya çalışırken her yanım tutuldu ve sonuç yine iç açıcı değildi. Beceremedim emzirme
pozisyonunu almayı. Bir ara göğüslerimin süt dolduğunu
hissettim. Sanki meme ucu taş
gibiydi de çıkamıyordu süt. Ebe de benzer şeyler söyledi: “Süt dolu bu meme.
Gelecek…” Sonra bir duygu patlaması ağlama
falan derken hani sütüm mü kesildi bilmiyorum ama. Tekrar başa döndük, olan da gitti! Tabii bu
sırada zırıl zırıl ağlıyorum süt yok, diye. Bebeğin midesi çay kaşığı kadar. O iki damla yetecekmiş zaten! Ama ben şoktayım, şokta olmayanlar (!) da bu
bilgiyi vermiyor bana. Sonra alt değiştiriyoruz, simsiyah mekonyumla
tanışıyoruz karı koca. Bebek aç, ağlıyor. İyice el
ayak birbirine giriyor. :) Her tarafı batırdı bir de eşek sıpası! Hastane çantasına yedek
kıyafet almayı ihmal etmeyin. Sanırım benim bu kolostrumum miktar olarak biraz
azdı ki bebek umduğumuz
kadar çiş
yapamadı.
Hastanede onu takip ediyorduk yani hemşirelerle. Dolayısıyla 6-7
bezle kapattık sanırım hastane defterini. Bu çiş olayı sonralarda da beslenmede büyük bir kriter olmaya devam
edecek. Unutmayınız efendim…
Hastanede her
emzirme sonrası 10 cc Milupa Prematüre sıvı karışım mama veriyoruz üç saatte bir. Tabii akşama
kadar emzirme denemeleri devam etti; ama çiş yeterli olmayınca gece mamaya başvurduk
mecburen. Açıkçası o sıralar, hamilelik dönemimde dahi bu durumu öngörerek,
bebeğe
mama verilmesine karşı değildim. Evet,
az da olsa o kolostrum bebeğe yetiyor; ama sanırım bunun çişli bez
dışında bir ölçütü yok ve ne kadarının bebeği sarılıktan koruyacağını anlamak da pek mümkün değil. Belki
mama vermemekte diretseydik Deniz sarılık olacaktı ve hastanede kalacaktı bu
tutumumuz yüzünden. Bu riski almak istemedim ben de. Sarılık olması mama
almasından çok daha kötü. Zaten bebekten ayrı kalınca olgun süt de gelemeyeceği için süt üretimi büyük sekteye uğrar
sadece pompa ile bir başlangıç yapınca.
Doğumdan sonra
emzirmeyle ilgili pek çok yazı, makale, blog okudum. Hamilelikte okuduklarım daha
çok hamilelik ve doğum konusuna ağırlık veren kitapların emzirmeyle ilgili yüzeysel bölümleriydi. Tavsiyem bu konuyu
doğumdan
önce
ele almanız…
Okuduğum kaynaklar
bu damla damla kolostrumun yeterli olacağını ve minicik bebeğin
kursağından gereksiz yere mama geçmesinin çok kötü olduğunu söylüyordu. Yukarıda bu konudaki
görüşümü belirttim; ancak yine de bir noktayı daha vurgulamak isterim. Tamam,
anne sütü varken mama niye… Bu konuda hemfikiriz de mamaya da bu kadar çamur
atıp emziremeyen, emziremeyecek olan anneleri üzmek de neyin nesi? Bazen mecbur
kalınıyor ve sonrasında mümkünse az bir mama takviyesinden sonra sadece anne
sütüne dönülebiliyor tıpkı benim hikayemde olduğu gibi…
Ertesi gün taburcu
olacakken yine emzirme çabalarım tam gaz, az buçuk da olsa damla damla işte. Sonra
doktor bize Similac mama reçete ediyor. Geçerken onu da alıyoruz. O gün eşimi
pompa almaya ikna ediyorum ve biz eve geldikten sonra o, alışverişe çıkıyor. Avent elektrikli göğüs pompası aldık, yanında da Humana, rezene, Lactamil gibi bilumum süt yapıcı şey, çay falan. (Bu arada bil+umum
hani minimum, maksimum gibi düşünüp bilimum yazana da gıcığım, onu da belirteyim. Allah’ım bu kız tam bi ruh
hastası!)
Eve gelince akşama doğru sıcak bir duş aldım. Dayanabileceğim sıcaklığa
ayarlayıp
göğüs bölgemde gezdirdim epeyce duşu. Biraz
süt geldi. Ama o sırada 20 cc mama verdik emzirsem de. Sonra gece boyu pompayla
mücadelem sonucu iki memeden 20 cc gelince o öğün için mamayı atladık. Emzirmeye çalışıyorum, sağıyorum da. Şırınga ile
vermeyi başaramadık ve süt ziyan oluyordu. O yüzden
Avent biberonla verdik. Tabii hemen alıştı konfora bizim kel. Memeyi iyice
reddeder oldu. Savaşır şekilde
emzirmeye çalışsam da pompa en yakın arkadaşım oldu o sıralar. Tabii meme ucu yaraları da kaçınılmaz sonum…:(
Doğumdan
sonraki en beter acı da bu olsa gerek; ama ben o sıralar ciddi ciddi “survivor”
modundayım, yoksa kesin ağlardım. Öyle bir acı çünkü. Pompa daha az acıtıyordu
ama. O yüzden pes etmeden devam ettim; ama iyileşmeye de ihtiyacım vardı. Üçüncü gün sağdıklarım yetmemişti
sanki, öyle
hatırlıyorum. Gece Garmastan pomad
sürdüm ve Avent kalkanları takıp yattım. Kocam mama vermiş, sanırım son kezdi. Pomad emzirmeye
engel olduğu
için
kalkanda biriken sütleri de attık. Bir kalkan maksimum 40 cc süt alıyor ve o
sıralar o 40 cc hayal gibi bir şey. Neyse, sanırım 4. Gündü,
bol emzirme ve hoşaf,
sütlaç gibi şekerli şeyler
ve protein ağırlıklı beslenmeyle süt düzenim oturmaya başladı. Mamayı rafa kaldırdık. 1. haftanın
sonunda 100-150 cc’lik sütler saklamaya başlamışım buzlukta. “Kocacım, Avent süt saklama poşetlerinden
alsana.” Lükse bakın, şu kurduğum cümleye bakın… Allah’ım ne mutluluktu o!
Sütü arttıran şey
kesinlikle emzirmek ve pompa. Bir de huzur… Yani kendini bebeğine
vereceksin tamamen ve bin kere öpüp koklayıp öyle koyacaksın memeye. Sonra süt istediğini
beyninde defalarca tekrarlayıp hissedecek, yaşayacaksın…
O ilk üç-dört
günün sonunda süt krizi çözülmeye başlamıştı cidden. Evde, “Sütü yok.”
diye bik bik öten ailemi sütlü pijamamla selamlıyordum.”Offf, yatak sırılsıklam
olmuş.
Değiştirelim.
Şu
kalkandaki sütü dolaba koy. Temiz atlet getir, her yerim süt
olmuş.
Ay pompa yapmadan giremem banyoya. Her yer süt oluyor…” Bu gibi şımarık cümleleri tadını çıkara çıkara kurar olmuştum. Çok
ağlamıştım ve sonuna kadar hak etmiştim çünkü!
Deniz o sıralar
mız mız olduğu
için,
şimdi
de öyle
ya, tek memeden emzirmeye karar verdim. Çünkü doğru dürüst emmiyordu. Bir de Medela
Calma biberon aldık, emme refleksini unutmaması için. Arada onla veriyorduk
sütümü.
Tek memeden
emzirmenin avantajı, bebeğin ön sütle birlikte yağlı ve kalorisi yüksek olan son sütü de almasını sağlıyor olmasıydı. Zaten süt miktarınız iyiyse
bebek bir memeyi bitirip diğerine geçemiyor ilk zamanlar. Ben ebeyi
dinlemedim ve tek memeden emzirdim. Diğerini de sürekli sağdım. Sonra diğer
memeye geçince tam tersi… Bu şekilde
bir döngü içinde olmak ve altı temizse her fırsatta bebeği
emzirmeye çalışmak
sütümü çok ciddi oranda arttırdı. Eğer
emmediği memeden biberonla alabileceğinden
de fazla süt sağdıysam daha hızlı süt üretimi olmasını desteklemek için emdiği
memeyi de sağdım. Başlarda
buzluğa
kaldırmadım sütleri. O istediğinde
memede süt hazır bulunacak mıydı ya da yetecek miydi,
bilmiyordum çünkü. O yüzden dolapta beklettim
bir süre. Sütüm varsa buzluğa kaldırdım tek kullanımlık süt saklama poşetlerinde.
Deniz 3260 gram doğmuştu. Doğum tartısından sonraki en büyük düşüşler 2 ve 5. Gün görülürmüş. İkinci gün
3140 gramdı, 5. Gün kontrolünde ise 3160 gram olmuştu. O sırada
(3. Gün) mamayı bırakmıştık. Doktor, sütümün yeterli
durumda olduğunu
ve bebeğime
kilo aldıracağını söyledi. Mamaya gerek olmadığını da ekledi. O ay sonunda Deniz 4750 gram oldu.
Yani yaklaşık 1600 gram aldı. Canım yavrum her fırsatta
emmek istiyordu. Başta kayınvalidemin sürekli
emzirmeme tepki vermesi daha sonra eşimin de böyle düşünmesiyle birlikte saçma sapan zamanlarda memeden ayırdım yavrumu. O ilk aydan sonra
da hiç öyle emmedi zaten. :( Hep savaş hâlindeyiz. Eskiler güya “Gak
dese meme, guk dese meme.” Demez miydi? Hani sütüm yoktu? Var da ne oldu…
Cidden sinir bozucu bir durum. Hatta bir ara sütümün gaz yaptığı gerekçesiyle mama bile teklif edildi de. Gazı olmayan
bebek mi var Allah aşkına arkadaşlar? Bu
tür
tavsiyelere kulak asmayın lütfen.
Şimdilerde
eşimle
çok
gülüyoruz bu duruma; ama yine de
yazayım
dedim. Anne sütünün içeriği, rengi günden güne değişebilir.
Kayınvalidem sütümü “su gibi, kalitesiz” diye lavaboya dökmüş. :)
TSE belgeli falan yapıcam bir dahaki sefere ben de. Afrikalı kadınları düşünün böyle zamanlarda ve her annenin sütünün bebeğine özel olarak üretildiğini ve
eşsiz
olduğunu
unutmayın.
Eğer
bu yazıyı eşlerinize
ya da akrabalarınıza okutacaksanız da: ONLARI BİLMEM
AMA... BİZ YENİ
NESİL
ANNELERİN BİR
DAMLA SÜTÜ BİLE
ÇOK
KIYMETLİDİR.
SİZ
SİZ
OLUN, O SÜTE SAKIN MÜDAHALE ETMEYİN.
BİZİ
DE KENDİNİZLE
KIYASLAMAYIN LÜTFEN. :)
Deniz’in ikinci ay
başlangıcı itibarı ile bu meme boykotu ciddi
anlamda hız kazandı. Bir de babası hastalanmıştı, ondan etkilendi sanırım yavrum. Ateşi yoktu;
ama acayip bir halsizlik ve çok şiddetli ve fazla miktarda fışkırır tarzda kusması vardı. O sıralar gaz sorunuyla tanıştığımız için üç gün üst üste günde beşer damla olacak şekilde
Biogaia vermiştim.
Onun yaptığını düşündüm. Babası hastane
ortamlarından rahatsız olduğu için (Mikrop kapmasından vs endişeleniyor.)
oğlumla
o süreçte evdeydik hep. Sürekli emzirmeye veya biberonla
beslemeye çalıştım. Günde içtiği 200
cc sütü bile kusuyordu. 9-10 saatini
50 cc ile geçirdiğinde
bile, “Kilosu iyi.” Argümanıyla karşılaştım ve psikolojik sorunlarım olduğunu düşündü etrafımdakiler. Bebek resmen aç gezdi günlerce. 90-100
cc verdim bir kere. Çok açtı ve içti; ama inanılmaz hızlı bir şekilde
ve hepsini kustu. Bir daha da Medela Calma biberonu almadı zaten. Küstürdük
canım oğlumu.
Şimdi
içeride uyuyor. Ten tene temas yöntemiyle emzirmeye çalıştım beş dakika
ve öyle
çırılçıplak uyudu miniğim…
Deniz emmedikçe
ben onu memeye dayadım inatla. Bir iki çekip bağırıp çağırdı hep. Hani derler ya biberona alıştı da emmiyor diye. Ortada biberon
da yok. Bebek resmen aç. Açıyorsun bezini kupkuru. O emip bıraktıkça meme uyarılıyor
ve süt üretiliyor. Sürekli bir sızlama ve süt gelmesi durumu. O sütleri hep
pompayla sağdım. Bu da sütümü haddinden
fazla arttırdı. Emmese bile ağzıyla uyarması süt üretimini tetikledi çünkü. Bazen pompada da o sızlama
oldu ve akış yine hızlanıp bir daha süt geldi… Süt var ve bebeğin aç. O sarı çizgi yine sarı ve
bir ağlama
tutuyor beni bu manzarayı gördükçe. Oğlum çok şükür çok neşeli ve güleç bir bebek. Doktora götürdük,
kilosu iyi (!) diye sorun görmedi. Ayrıca çok neşeli bir bebek ve bir sıkıntısı yok, dedi. 6-7 saat emmeden,
aç duruyor; ama kilosu iyi. Sonra damla damla içiyor kaşıkla falan. İkinci ay 5800 gram ve 62 cm
olmuş
oğlum.
İkinci
ayın 10 günü falan emmiştir doğru dürüst. Şükür onda
da kilo almış
ve bu yüzden
sorun etmedi kimse bu durumu.
Bir ara birkaç gün
düzelir gibi oldu; ama sonra yine aynı. Babası inat etti Medela biberonu
dayadı. Biberonun emziği biraz uzun. Eğer
bilinçsizce
iterseniz bebek öğürür veya boğulur,
rahatsız
olur. Deniz de öğürdü. Yapmayalım, dedim; ama dinlemedi
bizimki. Saat de 12 olmuş ve pilimiz bitmiş hani. O
bir kez daha biberona zorlayınca, meğer midesi doluymuş tüm hepsini kustu yere. Beşiğinde yatıyordu;
ama öyle bir tazyikle kustu ki kendi yatağı, beşiği,
bizim yatak ve hatta karyolamızın altı bile süt oldu! Medela ile ikinci ve son
travmasını da yaşayınca başka
biberonlar aramaya başladım. Avent’i almadı. Mamajoo,
Chicco Step up denedim onları da almadı. Sonra Lansinoh’la yıldızı barıştı, şimdi küçük biberona orta akış emzik
aldım
ve onunla veriyorum emmediği ve aç olduğu
zamanlarda.
Süt arttırma
konusu yukarıda vurguladığım birkaç noktadan ibaret benim için. Emer gibi yapan ama
emmeyen bir bebek! O, az az emdi ve ben sürekli pompa yaptım. Bu sefer de süt
fazla arttı! Hiperlaktasyon denen durumla tanıştım. Kendi teşhisimi
kendim koydum valla. Deniz’in kakası ta en başından beri yeşil ve
suluydu. Bu da genelde önsüt tüketiminin fazla olmasıyla alakalı oluyor başka bir
sağlık sorunu yoksa. Ben her ne
kadar tek memeden emzirsem de belli bir noktadan sonra o emerken dahi sızlama ile
birlikte yeniden süt geliyor ve bu süt de fışkırıyordu genelde. Bu fışkıran süt, daha saydam yapıda olan önsüt oluyor ve doyurucu kısma hiç
ulaşamadan
yeniden önsüt almış oluyor bebek. Önsütün gereksiz
olduğu
anlamı
çıkarılmasın buradan. Zaten normalde, anne
sütünde her ikisinin dengesi çok güzel sağlanmış. Sadece
bazı uç durumlarda böyle şeyler ortaya çıkabiliyor.
Üçüncü ayın başı itibarı ile “meme terbiyesi” ya da “süt terbiyesi” denen
yöntemle tanıştım. İki haftadır
bu yöntemi uyguluyorum. Tek memeden emzirme olayını abartıp bir tık öteye taşıdım ve “blok emzirme” yaparak 5-6 saat veya daha
fazla süre boyunca ne zaman emmek isterse hep o memeden emzirdim. Tabii bu
süreçte diğer
meme patlayacak gibi oluyor. Pompayı da kademeli olarak bıraktım. Önceleri emmediği
memeyi günde iki kez sağmaya başladım, sonra teke düşürdüm ve bir haftadır hiçbir şekilde
pompa kullanmıyorum ve o patlayacakmışım hissi gitti. Deniz o fışkıran sütü hiç sevmiyordu ve bağırıp ağzını çekiyordu. Şimdi büyük
ölçüde azaldı o tazyikli süt. Tabii şimdi de, “Sütüm mü azaldı
acaba?” demeye başladım. Pompa da yapamıyorum ya.
Allah’ım kafamda deli sorular… Annelik ne zor işmiş
meğer!
Bir de bebeğin senin ürettiğin
bir besinden beslenip kilo alacaksa, büyüyecekse sorumluluğun
on kat daha artıyor sanki…
Blok emzirmeyle
birlikte sütteki tazyik azaldı ve önsüt – sonsüt dengesi biraz daha iyi
kurulmaya başladı. Deniz artık çok nadir yeşil kaka
yapıyor.
Üç gün sonra üç aylık olacak ve günlük performansı 4-5 kaka, gaz olayı da
rahatladı. Zaten ya geğiriyor ya tuvaletini yapıyor. Bırt olayı da pek yok!
Tabii yeterli beslenmenin kriteri artık kaka değil çiş. Günde
5-6 tane 1 yumurta ağırlığında çişli bez… Bir yumurta kaç gram,
söyleyin ulen! Kafamda deli sorular vol.2… :) Yemedim içmedim bizim evdeki
Medium organik yumurtaları tarttım! 60 gram! Deniz bir ara geceleri hiç
uyanmıyordu. Doktor da aç olsa uyanır, demişti; ama bazen bezi kupkuru
oluyordu. Bir bez 25-30 gram bu arada! Bir kere çişli
bezini bile tarttım poşete koyup. Beyin bedava. :)
Ama o kadar aç kalıyor, emmiyor ki insan üzülüyor. Anneyseniz anlarsınız. Aç
da olsa biberonla da içmiyor bazen. Şu sıralar yine meme harbinde
kendisi. Ten tene temas işe yaradı sanki. Beş dakikaya
yakın emdi ve büyük başarı: Hâlâ uyuyor…
Çarşamba günü üç aylık olacak. Boyu 65 cm şu an ve
kilosu da 6500 gram olur herhalde. Kilo alımı zaten yavaşlıyor büyüdükçe; ama emmesi azalınca düşüş olması daha normal geliyor bana. Ben
de sırf kilo alsın diye direkt biberonla veremem sütümü. Beni hiç emmemesi
riskini göze alamam. İlk 6 hafta ve özellikle ilk 3
ay bebeklerinizi zorunlu olmadıkça biberonla ve emzikle tanıştırmayın
lütfen.
Bir sonraki
yazımda görüşmek
üzere.
Süt kokulu
bebeleri gıdışından öperim! :)

Yazdiklarinı büyük bir beğeniyle dikkatle okuyorum. Beni bebek değilde şu dış etkenler korkutuyor nasıl atlatılacak düşünüyorum. Allah bebisi olan olucak olanda tüm bayanlara kolaylık ve sabır versin..
YanıtlaSilYazdiklarinı büyük bir beğeniyle dikkatle okuyorum. Beni bebek değilde şu dış etkenler korkutuyor nasıl atlatılacak düşünüyorum. Allah bebisi olan olucak olanda tüm bayanlara kolaylık ve sabır versin..
YanıtlaSilAhhhh şu emzirme olayı yokmu. Benim bebeğimde 1 ay 17 günlük bir türlü direk memeden besleyemedim. Başında hiç kavrayamadı o yüzden biberonla mama verdik sonra biberondan dolayı almadı sanırım ve mamanın tadı daha güzel geldi. Şimdide yeni yeni emmeye başladı ama sizin gibi bir göğüsten hiç almam istemiyor. Resmen iğrenç bişiy göğüsüm ona göre diğer göğüstende ağla çek ağla çek şeklinde göğüsümde süt olsun diye herşeyi yapıyorum. Ama bu durumdan dolayı sıksam 30-40 cc pompa ile çıkıyor. Benim kızım şuan mamasını 120 cc içiyor. Ne olavak bilmiyorum. Üzülmüyorum güya ama insanlarla bir araya gelince herkes bişiy diyor çok kolay geliyor ya ağlasın şunu yap aç bırak fitil oluyorum. İnşallah en azından 6 ay emziririm. Hepimize Allah yardımcı olsun. Darısı sizin gibi sütüm olması için başıma
YanıtlaSilhttp://minebblogu.blogspot.com.tr buda benim blogum , okuyup beğenip takip ederseniz çok sevinirim. :)
YanıtlaSilkayınvalidenin müdahalesine ben sinir oldum. başımıza ne geleceği belli değil ama ben benzer bir yorumu annemden bekliyorum. bebek sağlıkla bir gelsin önce de, sonrasında umarım kimseyi işimize karıştırmadan yoluna koyarız her şeyi. bu arada tavsiye edebileceğin kitap var mı emzirmeyle ilgili. bende meme ucu da yok. süt kanalı olup olmadığını doğumdan sonra öğrenecekmişiz. daha büyük sorunlar beni bekliyor olabilir ama hayırlısı.
YanıtlaSilÇok tatlı yazmışsın. Senden bir ay önde gidiyorum. 23 aralık 2015 doğumlu kerem. Belki içini rahatlatır... birkaç şey paylaşayım.
YanıtlaSil- Doğduktan sonra İlk 3 gün bebek emmese aç kalsa da problem değil derler. Anne karnından son aldığı besinler onu idare edermiş. Sanki doktor kurbanı olmuşsun, seni mama vererek strese sokmuşlar. Yoksa katılıyorum mama vermek tabiki kötü birşey değil.
- süt zamanla oturuyor. Bebeğin mide gelişimine göre senin de sütün artıyor. İlk çıkan 20ccler normal yani. Zaten öyle olmalı.
- 3. Ayla beraber sütün azalması normal. Daha doğrusu fışkırmaması diyelim. Yoksa azalan birşey yok. Dikkat ettiysen göğüslerinin süt saklama kapasitesi artmıştır ve artık dışarıya "akıtmıyorlar" hepsi bu.
- bebeklerin çenesi kuvvetli olduğu için bir memeyi 3dk'da boşaltabilirler. Yoğun yutma sesini duyarsın. Az emmesi doymadığı anlamına gelmez.
- bence bebeğin mutlu ve tok. Evham yapıyorsun. Emdiği ona yetiyor gibi. Eğer ağlama krizi yoksa, kilo alımı da normal, demek ki birşeyler giriyor midesine ki kilo alıyor.
Şöyle düşün... sen zayıf bir insansın, şişman biri kadar yemek yiyemezsin. Biri seni zorlarsa kusarsın. Belki bebeğin de genetik olarak sana çekmiştir. Zatıf bir bebek değil bu arada ama az yemeyi tercih ediyor olabilir. O da insan... duruşuna saygı duymak lazım. Açsa zaten yer.
Katı gıdaya başladığında da zorlama oğlanı yesin diye :) travma yaşamasın. Ellerine sağlık ve sevgiler
Çok tatlı yazmışsın. Senden bir ay önde gidiyorum. 23 aralık 2015 doğumlu kerem. Belki içini rahatlatır... birkaç şey paylaşayım.
YanıtlaSil- Doğduktan sonra İlk 3 gün bebek emmese aç kalsa da problem değil derler. Anne karnından son aldığı besinler onu idare edermiş. Sanki doktor kurbanı olmuşsun, seni mama vererek strese sokmuşlar. Yoksa katılıyorum mama vermek tabiki kötü birşey değil.
- süt zamanla oturuyor. Bebeğin mide gelişimine göre senin de sütün artıyor. İlk çıkan 20ccler normal yani. Zaten öyle olmalı.
- 3. Ayla beraber sütün azalması normal. Daha doğrusu fışkırmaması diyelim. Yoksa azalan birşey yok. Dikkat ettiysen göğüslerinin süt saklama kapasitesi artmıştır ve artık dışarıya "akıtmıyorlar" hepsi bu.
- bebeklerin çenesi kuvvetli olduğu için bir memeyi 3dk'da boşaltabilirler. Yoğun yutma sesini duyarsın. Az emmesi doymadığı anlamına gelmez.
- bence bebeğin mutlu ve tok. Evham yapıyorsun. Emdiği ona yetiyor gibi. Eğer ağlama krizi yoksa, kilo alımı da normal, demek ki birşeyler giriyor midesine ki kilo alıyor.
Şöyle düşün... sen zayıf bir insansın, şişman biri kadar yemek yiyemezsin. Biri seni zorlarsa kusarsın. Belki bebeğin de genetik olarak sana çekmiştir. Zatıf bir bebek değil bu arada ama az yemeyi tercih ediyor olabilir. O da insan... duruşuna saygı duymak lazım. Açsa zaten yer.
Katı gıdaya başladığında da zorlama oğlanı yesin diye :) travma yaşamasın. Ellerine sağlık ve sevgiler
Ahh ahh cogumuzun basina gelenleri siz de yasamissiniz.ben dogum oncesi tomrisin emzirme notlarini defalarca okumustum ama basa gelince farkli oluyormus.kv ve annem sutun var mi yok mu diye hic karismadilar .pompayla 2.ayda filan işe baslayacagim diye tanistim...emzirmede tek kilit nokta hesap yapmadan azaldi mi yetiyor mu demeden sadece emzirmek..biberon da tabi vermeden .benim kizim 8 aralik dogumlu .4.ayda 300gr aldi 5.ayda 400 gr mama vermedim cunku mutlu ac durmuyor ve boyu ve bas cevresi gelisiminde daha onemliymis dr umuz oyle diyor
YanıtlaSilAhh ahh cogumuzun basina gelenleri siz de yasamissiniz.ben dogum oncesi tomrisin emzirme notlarini defalarca okumustum ama basa gelince farkli oluyormus.kv ve annem sutun var mi yok mu diye hic karismadilar .pompayla 2.ayda filan işe baslayacagim diye tanistim...emzirmede tek kilit nokta hesap yapmadan azaldi mi yetiyor mu demeden sadece emzirmek..biberon da tabi vermeden .benim kizim 8 aralik dogumlu .4.ayda 300gr aldi 5.ayda 400 gr mama vermedim cunku mutlu ac durmuyor ve boyu ve bas cevresi gelisiminde daha onemliymis dr umuz oyle diyor
YanıtlaSilBu arada kizim 6aylik olacak haftaya sutum 1 kere dahi akmadi ,ama 6aydir anne sutunden baska bisey almadi.kilosu ortalama ama fiziksel gelisimi ayinin onunde
YanıtlaSilBu arada kizim 6aylik olacak haftaya sutum 1 kere dahi akmadi ,ama 6aydir anne sutunden baska bisey almadi.kilosu ortalama ama fiziksel gelisimi ayinin onunde
YanıtlaSil