Dokuz ay boyunca dokuz
doğurduk da en sonunda gerçekten doğurduk…
Gelelim doğum sonrası
yaşanan cümbüşe. Yer yer dram yer yer komedi.
Kendinizi bu espriyi icat
edenin kendisi olduğuna inanmış çok sevgili yakınlarınızın, “İçeride bir bebek
daha var.” yeya “Bebeği içeride unutmuşlar.” türevinden zekâ sınırlarını
zorlayan cümlelerine hazırlayın.
Hazırlayın; çünkü bu
akıllıların akıl edemedikleri bir şey var: Bu kilolar bir günde alınmadı ki bir
gün içinde doğumla birlikte verilsin… Siz bütün bir süreci kendi içinizde
yaşadınız ve bu insanlar – kimisi bu yollardan geçmiş tecrübeli anneler olsa da
– bundan bihaber gibi görünüyor.
Nasıl ki bu kilo alma
maceranızı yaklaşık dokuz aylık bir sürece yaydınız ve son zamanlarda kilo alma
hızınız artsa da bu aslında uzun bir sürecin neticesiyse bu kiloların verilmesi
için de kendinize en az dokuz ay zaman tanımalısınız.
Siz içeride lohusa
depresyonunun art arda indirdiği kroşeleriyle sersemlemişken dışarıda
birilerinin göbeğinizle ilgileniyor olması gerçekten komik ve zavallıca. Komik;
ama gerçek. Var böyle tipler…
Size bir tavsiye: S*ktir
edin…
Bundan sonrasını da
sadece kendiniz için okuyun, uygulayın veya her neyse…
Hamilelikte aldığınız
kilolar sizi doğum sonrasında iki noktadan birine getiriyor. Ya az kilo
alanlardansınız ya çok.
Az kilo aldıysanız bu
kiloları çabucak vermeniz mümkün gibi görünüyor kısa vadede. Zayıf bir
hamilelik geçirdiyseniz doğum sonrası da çok büyük ihtimalle eski kilonuza
çabucak döneceksiniz. Fakat hamilelik başlangıç kilonuz zaten biraz fazlaysa
aldıklarınızı vermek de sizi tatmin etmeyebilir. Çünkü çok ciddi spor
geçmişiniz yoksa tartıda o kiloları verdiğinizi görseniz bile bir süre eskisi
gibi hissedemeyeceksiniz kendinizi. Bu tamamen size bağlı bir şey aslında. Mühim
olan sizin hangi kiloda kendinizi mutlu ve sağlıklı hissettiğinizdir.
Ben ideal kilomdan 3-4 kg
fazlasıyla 58 kiloyla başlamıştım hamileliğime. Dolayısıyla hamilelikte 10 kilo
alsam da kendimce vermem gereken yaklaşık 15 kilo vardı. Ama dediğim gibi.
Tartı hiçbir şey. Bir nevi illüzyon bence. 34. gün hamilelik öncesi kiloma
döndüğümde kesinlikle eski görüntüme kavuşmamıştım. O yüzden rakamlara
takılmayın ve kendinizi zamanın güvenli kollarına bırakın…
Hamilelikte çok kilo
aldıysanız…
Evet, belki biraz daha
zamana ihtiyacınız olacak; ama “sizin için doğru zaman” geldiğinde bu kiloların
hepsinden kurtulabileceksiniz.
Şöyle bir avantajınız
var. Çoğunlukla çok kilo alan kişiler doğum sonrası daha hızlı ve çok kilo
veriyorlar ilk zamanlar. Sonrası hemen herkesin yaşadığı bir yavaşlama dönemi
var. Ama kilit sözcüğümüz “zaman”… Acelemiz yok. Bunu kendinize ve gerekirse
etrafınızdakilere sık sık tekrar edin. Yavrusuna henüz kavuşmuş bir annenin
kilodan çok daha önemli öncelikleri vardır. Kendinizi asla ihmal etmeyin; fakat
kilo konusunu da asla mutsuzluğunuz hâline getirmeyin.
Kilolardan kurtulmak için
sağlam bir beslenme düzeni oturtmanız gerek. Evet, emzirme döneminde diyet
yapmanız pek tavsiye edilmez; ancak sağlıklı ve kaliteli bir beslenme düzeniyle
bedeninize aslında pekâlâ iyilik yapabilirsiniz. Kaloriyi çok çok aşağıya
çekmezseniz uzun vadede sağlıklı bir şekilde azar azar kilo vermeniz mümkün. Bu
konuda kitaplardan ve internetten yararlanabilirsiniz, gerekirse bir
diyetisyenle çalışmayı da tercih edebilirsiniz.
Hemen her annenin başının
belasıdır sütün artmaması olayı… Çoğu zaman kulaktan dolma bilgilerle önümüze
geleni silip süpürürüz “süt olsun” diye. Evet, ben de bu tuzaklardan nasibimi
aldım fazlasıyla. Fakat bu konuda kesinlikle kendimizi kısıtlamalıyız. Sonrası
işlerin çıkmaza girmesi an meselesi…
Emzirmek ve aralarda
pompa yapmak, bol sıvı tüketmek süt üretimini arttırmak için yeterli. Bazı
gıdaların süt arttırıcı özellikleri olduğu söyleniyor; fakat fark ettiyseniz bu
çok göreceli bir durum. Bu da demek oluyor ki gerçekten süt yapan gıdayı bulana
kadar sürekli bir şeyler yemek zorunda olabilirsiniz.
Bırakın sağlıklı beslenme
düzeninizin içinde doğru gıdalar sizi bulsun. Bu şekilde çok daha fazla verim
sağlarsınız. Süt için uygun koşullardan biri de stressiz ve mutlu bir yaşam ve
bebekli hayatta olabildiğince fazla uyku. Yanlış beslenme neticesi emzirme döneminde
kilo alırsanız bu durum doğrudan moralinizi ve süt üretiminizi etkileyecektir.
Gece emziren anneler hem
süt olsun mantığıyla hem de acıktıkları için gece atıştırmalarını tercih
edebiliyor. Çok fazla açlık hissediyorsanız sağlıklı atıştırmalıklar veya bir
mini ara öğün koyabilirsiniz menünüze. Geceleri prolaktin seviyeniz çok daha yüksek
olacağı için gece emzirmeleri veya pompa seansları zaten süt üretiminize katkı
sağlayacaktır.
Ben gün içinde o kadar
iyi besleniyordum ki hiç acıkmıyordum. O dönem metabolizmam o kadar hızlıydı ki
şimdi düşünüyorum da o yediklerimi şu an yesem kesin 70 kilo olurdum. Benim
hatam bunu açgözlülüğüm için kullanmak oldu. Bu yüzden yerimde saydım ve hayal
ettiğim kiloya ulaşamadım.
Şu an için kilo veya özel
bir diyet gibi bir kaygım yok. Beslenme konusunda tamamen kendi düzenimi
oturttum ve yediklerimi birbiriyle dengeleyerek hemen her istediğim şeyi menüme
dâhil ediyorum ve kilomu koruyorum. Bedeninizi tanımak için kendinize biraz
zaman vererek bunu siz de yapabilirsiniz. Benim tek dezavantajım kilo veremiyor
olmam. Onun için de 2017 biraz daha kendi içimde disiplin sağlayacağım bir yıl
olacak ve umuyorum ki spora zaman ayıracağım. Biraz sıkılaşma tartıda
gördüğümüzden çok daha fazlasını verebilir bize.
Ah, şu şehir efsanesine
değinmeden geçemeyeceğim. “Normal doğum yapanlar sezaryen doğum yapanlara göre
daha çabuk (!) kilo veriyor.” Bu sözü ilk kez, muhtemelen normal doğum yapıp
sezaryen doğum yapanları strese sokmak isteyen bir sinsirella söyledi!
İnanmayın…
Her bünye farklıdır. Bu
olayların temelinde bünyeniz, metabolizma hızınız, beslenme alışkanlıklarınız
yatıyor. Evet, sezaryen doğum yapanlar bir ay süresince spor yapamıyorlar; ama
açık söyleyeyim normal doğum yapsam da ben spor için ayıracak o süreyi bir
yıldır bulamadım. Yani kimse normal doğum yaptı, diye kendini spor salonlarına
atmıyor ikinci günden. Gideceği varsa her türlü gider o kilolar. Dert etmeyin…
Spor, kaslarınızın
toparlanma sürecine katkı sağlayacak elbette. Fakat normal koşullarda karın
kaslarınızın eski formuna kavuşması için bir yıl süreye ihtiyacınız var. Lütfen
acele etmeyin ve gözünüzü korkutmayın. Evet, bazen ben de manken gibi anneler
görüyorum; ama çoğunlukla bu onların işleri. Ya bir spor eğitmeni ya gerçekten
manken oluyor bu anneler ve bu vücut için evvelinde yıllarını harcamış
oluyorlar. O yüzden kendinize doğru referanslar seçin ve gereksiz zorlamalarla
motivasyonunuzu düşürmeyin.
Siz bir can dünyaya
getirdiniz. Teknik olarak düşündüğümüzde ne kadar büyük bir olay. Elbette bunun
ardından bir iyileşme süreci olacak, vücudunuz toparlanacak. Tüm bunların ilacı
zaman ve sizsiniz. Her ne yapacaksanız önce kendiniz için yapın. Hiçbir şey
sizden önemli değil.
Kendinize zaman ayırın ve
şans tanıyın.
Sevgiler…

Çok güzel bir yazı olmuş. Okudukça kendinden bişeyler buluyor insan. Kalemine sağlık güzel anne ☺
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim canım. Destek olabildiysem ne mutlu.
Silhepsıne katılıyorum.
YanıtlaSilkarın kaslarıyla basladıgım hamılelık maratonumda yaklasık 20-22 kg kadar aldım ,cogunu verdım ama jole gıbı karnım.
2017 de gıdecek dıye umuyorum 1 sene de dolmus olacak hem martta
2017 bizim yılımız olsun o zaman bebeğim!
Sil