4 Ocak 2017 Çarşamba

Doğum Sonrası Kilolar



Dokuz ay boyunca dokuz doğurduk da en sonunda gerçekten doğurduk…
Gelelim doğum sonrası yaşanan cümbüşe. Yer yer dram yer yer komedi.

Kendinizi bu espriyi icat edenin kendisi olduğuna inanmış çok sevgili yakınlarınızın, “İçeride bir bebek daha var.” yeya “Bebeği içeride unutmuşlar.” türevinden zekâ sınırlarını zorlayan cümlelerine hazırlayın.
Hazırlayın; çünkü bu akıllıların akıl edemedikleri bir şey var: Bu kilolar bir günde alınmadı ki bir gün içinde doğumla birlikte verilsin… Siz bütün bir süreci kendi içinizde yaşadınız ve bu insanlar – kimisi bu yollardan geçmiş tecrübeli anneler olsa da – bundan bihaber gibi görünüyor.

Nasıl ki bu kilo alma maceranızı yaklaşık dokuz aylık bir sürece yaydınız ve son zamanlarda kilo alma hızınız artsa da bu aslında uzun bir sürecin neticesiyse bu kiloların verilmesi için de kendinize en az dokuz ay zaman tanımalısınız.

Siz içeride lohusa depresyonunun art arda indirdiği kroşeleriyle sersemlemişken dışarıda birilerinin göbeğinizle ilgileniyor olması gerçekten komik ve zavallıca. Komik; ama gerçek. Var böyle tipler…
Size bir tavsiye: S*ktir edin…

Bundan sonrasını da sadece kendiniz için okuyun, uygulayın veya her neyse…
Hamilelikte aldığınız kilolar sizi doğum sonrasında iki noktadan birine getiriyor. Ya az kilo alanlardansınız ya çok.

Az kilo aldıysanız bu kiloları çabucak vermeniz mümkün gibi görünüyor kısa vadede. Zayıf bir hamilelik geçirdiyseniz doğum sonrası da çok büyük ihtimalle eski kilonuza çabucak döneceksiniz. Fakat hamilelik başlangıç kilonuz zaten biraz fazlaysa aldıklarınızı vermek de sizi tatmin etmeyebilir. Çünkü çok ciddi spor geçmişiniz yoksa tartıda o kiloları verdiğinizi görseniz bile bir süre eskisi gibi hissedemeyeceksiniz kendinizi. Bu tamamen size bağlı bir şey aslında. Mühim olan sizin hangi kiloda kendinizi mutlu ve sağlıklı hissettiğinizdir.

Ben ideal kilomdan 3-4 kg fazlasıyla 58 kiloyla başlamıştım hamileliğime. Dolayısıyla hamilelikte 10 kilo alsam da kendimce vermem gereken yaklaşık 15 kilo vardı. Ama dediğim gibi. Tartı hiçbir şey. Bir nevi illüzyon bence. 34. gün hamilelik öncesi kiloma döndüğümde kesinlikle eski görüntüme kavuşmamıştım. O yüzden rakamlara takılmayın ve kendinizi zamanın güvenli kollarına bırakın…

Hamilelikte çok kilo aldıysanız…
Evet, belki biraz daha zamana ihtiyacınız olacak; ama “sizin için doğru zaman” geldiğinde bu kiloların hepsinden kurtulabileceksiniz.
Şöyle bir avantajınız var. Çoğunlukla çok kilo alan kişiler doğum sonrası daha hızlı ve çok kilo veriyorlar ilk zamanlar. Sonrası hemen herkesin yaşadığı bir yavaşlama dönemi var. Ama kilit sözcüğümüz “zaman”… Acelemiz yok. Bunu kendinize ve gerekirse etrafınızdakilere sık sık tekrar edin. Yavrusuna henüz kavuşmuş bir annenin kilodan çok daha önemli öncelikleri vardır. Kendinizi asla ihmal etmeyin; fakat kilo konusunu da asla mutsuzluğunuz hâline getirmeyin.

Kilolardan kurtulmak için sağlam bir beslenme düzeni oturtmanız gerek. Evet, emzirme döneminde diyet yapmanız pek tavsiye edilmez; ancak sağlıklı ve kaliteli bir beslenme düzeniyle bedeninize aslında pekâlâ iyilik yapabilirsiniz. Kaloriyi çok çok aşağıya çekmezseniz uzun vadede sağlıklı bir şekilde azar azar kilo vermeniz mümkün. Bu konuda kitaplardan ve internetten yararlanabilirsiniz, gerekirse bir diyetisyenle çalışmayı da tercih edebilirsiniz.

Hemen her annenin başının belasıdır sütün artmaması olayı… Çoğu zaman kulaktan dolma bilgilerle önümüze geleni silip süpürürüz “süt olsun” diye. Evet, ben de bu tuzaklardan nasibimi aldım fazlasıyla. Fakat bu konuda kesinlikle kendimizi kısıtlamalıyız. Sonrası işlerin çıkmaza girmesi an meselesi…

Emzirmek ve aralarda pompa yapmak, bol sıvı tüketmek süt üretimini arttırmak için yeterli. Bazı gıdaların süt arttırıcı özellikleri olduğu söyleniyor; fakat fark ettiyseniz bu çok göreceli bir durum. Bu da demek oluyor ki gerçekten süt yapan gıdayı bulana kadar sürekli bir şeyler yemek zorunda olabilirsiniz.

Bırakın sağlıklı beslenme düzeninizin içinde doğru gıdalar sizi bulsun. Bu şekilde çok daha fazla verim sağlarsınız. Süt için uygun koşullardan biri de stressiz ve mutlu bir yaşam ve bebekli hayatta olabildiğince fazla uyku. Yanlış beslenme neticesi emzirme döneminde kilo alırsanız bu durum doğrudan moralinizi ve süt üretiminizi etkileyecektir.

Gece emziren anneler hem süt olsun mantığıyla hem de acıktıkları için gece atıştırmalarını tercih edebiliyor. Çok fazla açlık hissediyorsanız sağlıklı atıştırmalıklar veya bir mini ara öğün koyabilirsiniz menünüze. Geceleri prolaktin seviyeniz çok daha yüksek olacağı için gece emzirmeleri veya pompa seansları zaten süt üretiminize katkı sağlayacaktır.

Ben gün içinde o kadar iyi besleniyordum ki hiç acıkmıyordum. O dönem metabolizmam o kadar hızlıydı ki şimdi düşünüyorum da o yediklerimi şu an yesem kesin 70 kilo olurdum. Benim hatam bunu açgözlülüğüm için kullanmak oldu. Bu yüzden yerimde saydım ve hayal ettiğim kiloya ulaşamadım.

Şu an için kilo veya özel bir diyet gibi bir kaygım yok. Beslenme konusunda tamamen kendi düzenimi oturttum ve yediklerimi birbiriyle dengeleyerek hemen her istediğim şeyi menüme dâhil ediyorum ve kilomu koruyorum. Bedeninizi tanımak için kendinize biraz zaman vererek bunu siz de yapabilirsiniz. Benim tek dezavantajım kilo veremiyor olmam. Onun için de 2017 biraz daha kendi içimde disiplin sağlayacağım bir yıl olacak ve umuyorum ki spora zaman ayıracağım. Biraz sıkılaşma tartıda gördüğümüzden çok daha fazlasını verebilir bize.

Ah, şu şehir efsanesine değinmeden geçemeyeceğim. “Normal doğum yapanlar sezaryen doğum yapanlara göre daha çabuk (!) kilo veriyor.” Bu sözü ilk kez, muhtemelen normal doğum yapıp sezaryen doğum yapanları strese sokmak isteyen bir sinsirella söyledi! İnanmayın…

Her bünye farklıdır. Bu olayların temelinde bünyeniz, metabolizma hızınız, beslenme alışkanlıklarınız yatıyor. Evet, sezaryen doğum yapanlar bir ay süresince spor yapamıyorlar; ama açık söyleyeyim normal doğum yapsam da ben spor için ayıracak o süreyi bir yıldır bulamadım. Yani kimse normal doğum yaptı, diye kendini spor salonlarına atmıyor ikinci günden. Gideceği varsa her türlü gider o kilolar. Dert etmeyin…

Spor, kaslarınızın toparlanma sürecine katkı sağlayacak elbette. Fakat normal koşullarda karın kaslarınızın eski formuna kavuşması için bir yıl süreye ihtiyacınız var. Lütfen acele etmeyin ve gözünüzü korkutmayın. Evet, bazen ben de manken gibi anneler görüyorum; ama çoğunlukla bu onların işleri. Ya bir spor eğitmeni ya gerçekten manken oluyor bu anneler ve bu vücut için evvelinde yıllarını harcamış oluyorlar. O yüzden kendinize doğru referanslar seçin ve gereksiz zorlamalarla motivasyonunuzu düşürmeyin.

Siz bir can dünyaya getirdiniz. Teknik olarak düşündüğümüzde ne kadar büyük bir olay. Elbette bunun ardından bir iyileşme süreci olacak, vücudunuz toparlanacak. Tüm bunların ilacı zaman ve sizsiniz. Her ne yapacaksanız önce kendiniz için yapın. Hiçbir şey sizden önemli değil.
Kendinize zaman ayırın ve şans tanıyın.

Sevgiler…



4 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı olmuş. Okudukça kendinden bişeyler buluyor insan. Kalemine sağlık güzel anne ☺

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım. Destek olabildiysem ne mutlu.

      Sil
  2. hepsıne katılıyorum.
    karın kaslarıyla basladıgım hamılelık maratonumda yaklasık 20-22 kg kadar aldım ,cogunu verdım ama jole gıbı karnım.
    2017 de gıdecek dıye umuyorum 1 sene de dolmus olacak hem martta

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 2017 bizim yılımız olsun o zaman bebeğim!

      Sil

Blogda Ara

Son Yazılar

Tüm Yazıları Göster

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı