-There has been a
suicide.(Bir intihar vakası söz konusu.)
+Who is the victim?
(İntihar eden kim?)
-I am.
Şu kısacık diyalog o
kadar çarpıcıydı ki. Çevirideki sınırlar biraz anlamı daraltsa da bu konuşma beni
çok etkiledi.
Hattın diğer ucundaki
kadın intihar edenin kim olduğunu sorarken victim (kurban) sözcüğünü
kullanıyor. Ben cevabı yalnızca intihar edenin değil aslında kurbanın da
kendisi olduğunu söylüyor. Ben bu açıdan baktım ve daha sarsıcı buldum bu
konuşmayı.
Filmin hikâyesine ilişkin
pek bir şey söylemek istemiyorum. Fakat intihar gibi derin bir konu üzerine
düşünmeden edemedim. Kim ne ederse yalnızca kendine ediyor, kendini kurban
ediyor ve hep derler ya olan ölene oluyor. Bu film, buradaki intiharın
gerekçelerinden, öyküsünden bağımsız olarak bunları düşündürdü bana.
Biraz IMDB tarzı
yorumlara dönersek film 2008 yapımı. Will Smith sevenlerin beğeneceğini
düşündüğüm bir film. Drama, romans türünde ve 2 saat 3 dakika. Ben bu süre
zarfında hiç sıkılmadım. Film ilerledikçe yavaş yavaş çözüldü tüm gizem.
Hikâyesini beğendim. Arada işlenen aşk teması filme ayrı bir tat katmış. İçinde
aşk olan her filme bayılırım. İzlemeyenlere tavsiye ederim.
“ ‘Kendini öldürenler’
diye adlandırdılar onları. Oysaki bu eylemin cinayetle hiç alakası yok. Bu ne
kana susamışlık ne de tutkudur, sadece ölümdür… Bütün umutların ölmesidir. ”
İki film, ikisinden de
koparıp çıkardığım intiharla ilgili cümleler. Neden, bilmiyorum; ama bakış
açısı çok etkiledi beni yine.
“Kendini öldürenler”
kısmı için sanırım selbstmürder diyor Almanca olarak yazar. “Kendi kendinin
kâtili” denebilir belki. Çeviride kâtil, câni gibi bir sözcük geçmediği için
bir sonraki cümle biraz kopuk gibi gelebilir filmi yalnızca altyazıdan takip
ediyorsanız. Ancak kendini öldürene kâtil gözüyle bakılamayacağına dair kişisel
yorumunu eklemiş yazar özgün metinde. Bunu da atlamamak gerek.
Film, 2006 Alman yapımı.
Drama ve gerilim-polisiye türünde, 2 saat 17 dakika sürüyor. Berlin Duvarı
yıkılmadan evvel Doğu Almanya’yı anlatıyor. Bir yazar, onun tiyatrocu sevgilisi
ve onları dinleyen bir Stasi. Film yalnızca siyasi olaylar üzerinden
ilerlemiyor. Aşka dair de pek çok şey buldum içinde. Yer yer empati kurmaya
çalıştım. Çok etkileyici sahneleri vardı. Film başka filmlere kıyasla biraz
yavaş ilerliyor gibi görünebilir; ama bu dinginlik, nostalji ve hafif edebiyat
beni cezbetti. Bir daha izleyebileceğim kadar güzel bir filmdi.



Bu yazıma yorum yapabilirsiniz.