11 Ocak 2017 Çarşamba

Ocak Ayı Filmleri


Seven Pounds (Yedi Yaşam)



-There has been a suicide.(Bir intihar vakası söz konusu.)
+Who is the victim? (İntihar eden kim?)
-I am.

Şu kısacık diyalog o kadar çarpıcıydı ki. Çevirideki sınırlar biraz anlamı daraltsa da bu konuşma beni çok etkiledi.
Hattın diğer ucundaki kadın intihar edenin kim olduğunu sorarken victim (kurban) sözcüğünü kullanıyor. Ben cevabı yalnızca intihar edenin değil aslında kurbanın da kendisi olduğunu söylüyor. Ben bu açıdan baktım ve daha sarsıcı buldum bu konuşmayı.

Filmin hikâyesine ilişkin pek bir şey söylemek istemiyorum. Fakat intihar gibi derin bir konu üzerine düşünmeden edemedim. Kim ne ederse yalnızca kendine ediyor, kendini kurban ediyor ve hep derler ya olan ölene oluyor. Bu film, buradaki intiharın gerekçelerinden, öyküsünden bağımsız olarak bunları düşündürdü bana.

Biraz IMDB tarzı yorumlara dönersek film 2008 yapımı. Will Smith sevenlerin beğeneceğini düşündüğüm bir film. Drama, romans türünde ve 2 saat 3 dakika. Ben bu süre zarfında hiç sıkılmadım. Film ilerledikçe yavaş yavaş çözüldü tüm gizem. Hikâyesini beğendim. Arada işlenen aşk teması filme ayrı bir tat katmış. İçinde aşk olan her filme bayılırım. İzlemeyenlere tavsiye ederim.

Das Leben der Anderen (Başkalarının Hayatları)






“ ‘Kendini öldürenler’ diye adlandırdılar onları. Oysaki bu eylemin cinayetle hiç alakası yok. Bu ne kana susamışlık ne de tutkudur, sadece ölümdür… Bütün umutların ölmesidir. ”
İki film, ikisinden de koparıp çıkardığım intiharla ilgili cümleler. Neden, bilmiyorum; ama bakış açısı çok etkiledi beni yine.
“Kendini öldürenler” kısmı için sanırım selbstmürder diyor Almanca olarak yazar. “Kendi kendinin kâtili” denebilir belki. Çeviride kâtil, câni gibi bir sözcük geçmediği için bir sonraki cümle biraz kopuk gibi gelebilir filmi yalnızca altyazıdan takip ediyorsanız. Ancak kendini öldürene kâtil gözüyle bakılamayacağına dair kişisel yorumunu eklemiş yazar özgün metinde. Bunu da atlamamak gerek.

Film, 2006 Alman yapımı. Drama ve gerilim-polisiye türünde, 2 saat 17 dakika sürüyor. Berlin Duvarı yıkılmadan evvel Doğu Almanya’yı anlatıyor. Bir yazar, onun tiyatrocu sevgilisi ve onları dinleyen bir Stasi. Film yalnızca siyasi olaylar üzerinden ilerlemiyor. Aşka dair de pek çok şey buldum içinde. Yer yer empati kurmaya çalıştım. Çok etkileyici sahneleri vardı. Film başka filmlere kıyasla biraz yavaş ilerliyor gibi görünebilir; ama bu dinginlik, nostalji ve hafif edebiyat beni cezbetti. Bir daha izleyebileceğim kadar güzel bir filmdi.




Bu yazıma yorum yapabilirsiniz.

Blogda Ara

Son Yazılar

Tüm Yazıları Göster

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı