Arkandan
konuşmak istemiyorum 2015; o yüzden sen daha gitmeden, bitmeden yazıyorum
düşündüklerimi…
Hayatımı bu
kadar değiştirebilecek bir yıl daha olur mu, bilmiyorum. Bildiğim tek şey bu
yılın bana çok şey kattığı, çok şey öğrettiği… Her yılı binbir umutla,
kutlamalarla karşılıyoruz çoğumuz. Bazen umduğumuzu buluyor, kimi zaman hayal
kırıklığına uğruyoruz. Zamanın ne getireceğini bilemiyor insan, ne götüreceğini
de ne yazık ki. Her şeye hazırlıklı olmak lazım bu yüzden. Güçlü olmak ve
yaşananları o güçle karşılamak…
Bu yıl
hayatımdan birçok şeyi “azaltmaya” karar verdim ben. Bazıları kendiliğinden
azalmıştı zaten, geri kalanları da tek tek ben temizledim. “İyi ki yapmışım.”
diyorum şimdilerde, iyi ki…
Gereksiz
kalabalığın verdiği rahatsızlık duygusunu ancak ondan arındığı zaman
görebiliyor insan. Hayatımda gerçek olmayan hiçbir hisse, hiç kimseye, hiçbir
şeye yer vermemeye karar verdim bu sene. Kendimi daha çok dinledim ve aslında,
sandığım kadar güçsüz olmadığımın farkına vardım.
Bazı şeyleri çok
abartmış, gözümde büyütmüş; bazı şeyleri ise gözden düşürmüştüm yok yere.
Kendime geldim, kendimin ve etrafımda olanların farkına vardım. Hayatımın yavaş
yavaş değiştiğini düşünürken evlilik ve bebek benim için daha da anlam kazandı.
Bunu istiyordum, istiyorduk.
O kadar
şanslıymışım ki istediğim an o mucize rahmime düştü. Annelik, hamileliğin daha
ilk haftalarında insanın ruhuna işleyen muazzam bir his. Bunu her an, her
saniye daha iyi anlıyorum. Artık kendimi tek bir şeye adamaya, vakfetmeye,
hatta feda etmeye hazırım: canım oğlum, Deniz… Tüm bunları hamile kalmadan,
anne olmadan anlayamaz, hissedemezdim. Ben anne olmadan seni anlayamazdım
kadın. Özür dilerim. Ben anne olmadan seni anlayamazdım annem, senden de özür
dilerim. Sen, sen de anne olmadan beni anlayamazsın kadın. Unutma!
Ben artık farklı
biriyim, bambaşka bir boyuta geçtim. Hayata daha önce hiç bakmadığım bir
pencereden bakıyorum. Bana canımdan bir parça veren eşime daha da aşkla
bakıyorum. Onu o yapan tüm özelliklerini yeniden keşfediyorum. Yüzündeki
çizgileri, ellerini sıkışını, gülüşünü, beni öpmeye gelişini, sarılmalarımızı,
ağlayışını… Şükrediyorum! Hayatımda verdiğim en doğru karar onunla evlenip
onunla bir olmak, aile olmak. Oğlum da ben de çok şanslıyız. Bunu hissediyorum
kalbimin derinliklerinde ve sonsuz bir minnet duygusuyla doluyorum ona karşı.
Bu sene, birçok
şeyin farkına varmamı sağladı. Sahip olduklarımın bu kadar kıymetli olduğunu
bilmiyormuşum ben. Şimdi anladım… Kimim ben, nasıl biriyim, ne istiyorum
hayattan? Şimdi anladım. Hepimizin hayattan beklentisi mutlulukken mutluluğun
tanımı kişiden kişiye değişiyor. Ne garip… Ben bu sene o tanımı baştan yaptım
ve hayatımın geri kalanını ona göre şekillendireceğim.
Bu sene beni
üzdü, bu sene beni şaşırttı, bu sene bana çok şey kattı; ama benden istemediğim
hiçbir şeyi alamadı! 31 Aralık 2014, yılın son günü ve ben o günü, telaşımı,
heyecanımı, mutluluğumu çok net hatırlıyorum. Bir daha hafızam bu kadar güçlü
olur mu, aslına bakarsanız ben hiç sanmıyorum. Biz 10’dan geriye doğru saydık
ve sonra bambaşka dünyalara uyandık. Bir yıl geçti, bir hayat değişti…
Sonra bu yıl
bana hayatımın en güzel hediyesini verdi. Bu yıl hem bitsin istedim hem
bitmesin… Onu beklerken zaman nasıl geçti, anlamadım. Koskoca bir yıl bitti,
bitsin artık! 2016 bizim yılımız olacak. Hissediyorum. Bunu bir sene önce
söylediklerinde inanmamıştım belki; ama şimdi bütün kalbimle inanıyorum ve bunu
istiyorum.
Şimdi
gidebilirsin 2015, bitebilirsin. Çünkü benim için bittin!
Ben yeni yılda
ve yeni hayatımda, hiç tatmadığım mutluluklar tadıyor olacağım. Tenime değecek
sıcak bir ten, göğsüme dokunacak minik eller var. Benim için hayatın anlamı bu.
Benim için mutluluğun tanımı da bu! Oğlum, seni hiç tanımadan sevdim ben.
Gerçek aşk bu! Tanıyamadan değil tanımadan sevdim seni. Koşulsuz aşk bu! İyi ki
içimdesin, iyi ki canımda, kanımdasın.
Allah’ım isteyen
herkese bu duyguları yaşatsın.
Ben bir yılı
daha geride bıraktım ve seninle artık bambaşka bir kadınım!

yazını cok bğendim aynı duygular var diyebilirim 2015 bittin! :)
YanıtlaSilİyi ki bitti! Daha güzel bir yıl bizi bekliyor. :)
SilAh bu hormonlar! Duygusallık tavan yapmış durumda. Yazını da okuyunca burnumun direği sızladı..Duyguların içime dokundu, dokunsalar ağlayacak kadar dolu göz pınarlarım. Ben de her hafta yazıyorum oğluma öyle derin ki hislerim kelimeler yetmiyor bazen. Annelik ne kutsal bir duyguymuş meğer. Sen hep yaz..
YanıtlaSilCanım, çok teşekkür ederim. Evet, şu sıralar olduğumuzdan da duygusalız aslında. Çok yüce bir duygu bu yaşadığımız. Çok şükür ki nasip oldu... Beğenmene sevindim. Fırsat buldukça oğlumun günlüğüne de buraya da yazarım.
SilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil