3 Ocak 2016 Pazar

35. Hafta – Yalancı Sancı Seni!

35. Hafta – Yalancı Sancı Seni!
Yeni yıl yorgunluğu yavaş yavaş üzerimden kalkarken 35. Hafta yazısı nihayet burada. :) Bu hafta aldığım kiloyu 8’e tamamlamak dışında bir değişiklik olmadı bende aslına bakarsanız. Oğluşumla da aramız iyi, akşamları ve geceleri daha hareketli olsa da gün içinde de hıçkırıklar ve minik ayaklar iş başında. Sanırım hâlâ biraz yeri var. Zaten göğsümün altında hafif bir boşluk var, henüz o kadar büyümemiş miniğim. Ama karnım biraz aşağıda durmaya başladı ilk haftalara göre.


Bu hafta ekstra bir yorgunluk ya da ağırlaşma hissetmedim ve korktuğum gibi olmadı benim açımdan. Yalancı sancı ya da kasılma dedikleri şeyi biraz daha belirgin hissetmeye başladım; ama dayanılmayacak türden değildi hiçbiri. O yüzden yanlış alarmla ortalığı birbirine katmadım henüz. :) Bence bu yalancı sancılar da doğum sancıları gibi kişiye özel. Yani adet sancısı çekerken ne tür rahatsızlık hissediyorsanız bunda da ilk başta öyle şikâyetleriniz oluyor. Benim belim çok ağrımaz mesela. O yüzden genelde kasıklarımda ve dizlerimde bir ağrı hissettim genelde. Böyle bir 10-15 dakika bazen de yarım saat sanki adet olacakmışım gibi bir his ve hafif bir ağrı sadece. Beni korkutmaya yetmedi! :) Yalnız ağrı eşiğiniz düşükse bu ağrılar gibi normal sancıları da hafife almanız muhtemel. Bu noktada sancıların şiddeti, sıklığı devreye giriyor ayırt edebilmeniz için. Aman dikkat…

2015’in son günü oğluşum yüzünü göstermedi bize. Ben de 4D ile ayaklarına bakıp mutlu oldum. Göbeğimin üstünde bükmüş bacaklarını, ham yapasım geldi. Yeni yılı evde kutladığımız zamanlar olmuştu aslında; ama bu yıl hamileliğimle birlikte bebekli/çocuklu hayat düzenine de adım atmış olduk ailecek. :) Bizim evdeydik, canım arkadaşım mezelerin bir kısmını evinde hazırladı bir kısmını ben ve sonra her şeyi toparlayıp masamızı kurduk. Aslında yorulmuyorum; ama ayaklarım çok ağrıyor uzun süre ayakta kalınca. Her şey çok güzeldi ve bize birkaç saat sonra katılan arkadaşlarımızla sabaha kadar oturduk, eğlendik. Karaoke yaptık ve ben kocacımla “Aşkım baksana bana”yı söyleyip dans ederken çok eğlendim. :) Ne zor şarkıymış yahu! Acayip hızlı, tekerleme gibi ve çok yüksek tempolu. Nefesim tükendi resmen. Yani Acun Abi, seyirciye oynayıp: “O zaman seyirciyi kırmıyoruz ve bir kez daha…” diye başlasa düşüp bayılırdım herhalde. :) Bu arada sesim hiç güzel değildir; ama biz çok eğlendik yine de. Bir de tombala oynadık tüm arkadaşlar. Ben de oğluşumla biraz para kazandım. :) Bu arada oğluş tüm akşam ve gece boyunca bize eşlik etti. Hiç uyumadı minik adam! Eğlenmeyi seviyor demek ki!

35+1’de ayak bileğim yine çok şişince çok yakında olduğumuz için Zekai Tahir Burak’ın aciline gittik. Bir sıkıntım olmadığı söylendi. Bebişin de keyfi yerindeydi. FL 73 mm ölçüldü, yani minik adamın boyu 51 cm mi şimdi? :) Bilemedim valla. Beni yine de rutin olarak NST’ye bağladılar. Oğluşun kalp atışları 140-150 aralığındaydı, benim de düzenli bir sancım yoktu; ama kasılma dediğimiz şey, bazen bize sancı gibi rahatsızlık vermese de, bebek kendi vücüdunu toplayıp kastığında, karnın belli bir noktasına dayanıp ittiğinde ortaya çıkıyormuş. Oğluş ne zaman popoyu göbüşe dayasa sancı yükseldi. 50’leri gördüm o kağıtta; ama bende sancı adına bir şey yoktu.

Bir hafta daha böyle geçti ve 34+6’daki randevumda doktorum artık iki hafta sonra bebeğin prematüreden çıkacağını ve her an bekleyebileceğimizi söyledi. Bunu bilsem de kez de doktoruımun ağzından duyunca daha da heyecanlandım. Kavuşmamıza az kaldı minik adam! 36. haftaya randevu aldım, yüzünü plasentadan çeksen iyi edersin minik burun! :)
35+0 Şafak İzmir’den sevgiler.



Bu yazıma yorum yapabilirsiniz.

Blogda Ara

Son Yazılar

Tüm Yazıları Göster

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı