Selam, yine ben!
Sanırım şu günlerde sizin de gözünüze çarpıyor olmalı şu Komili paylaşımları. Madem öyle, ben de yazayım. Bu da benim blog yazım olsun o halde. 😏
Yazdıklarımı gerçekten anlamak isteyenler okusun rica ediyorum. Reklam almam, demiyorum. Reklam alanları da yermiyorum. Ancak blog yazımın içeriğini ben belirlerim. Bu da tamamen gerçek görüşlerimden oluşur. Bir şeyi tüm artı ve eksileriyle dilim döndüğünce ortaya koymaya çalışırım en azından. Şimdi son zamanlarda yazılan yazıların içeriğine şöyle bir bakıyorum da...
Yani gerçekten de saf memnuniyetle yazılmış mı bu yazılar, diye düşünüp oraya kocaman bir soru işareti (?) koyuyorum ben...
İçeriklerin belli başlı ortak noktaları var siz de fark ettiyseniz. Komili bezlerin saf zeytinyağlı oluşu, kimyasal kokusunun olmaması, markanın internet sayfası, doktorların site üzerinden sorulan sorulara 48 saat içinde cevap vererek annelere "online" destek olması, markanın ıslak mendilleri ve sosyal medya hesaplarındaki yarışmalar... Evet, firma istiyor ve güzel de yenilikler yapmış. Bunlardan haberdar olmamızı istiyorlar da. Şimdi bu adamların harfi harfine her dediği yapılınca ürün memnuniyeti konusundaki görüşün gerçekliği de sorguya açılmıyor mu sanki?
Firma özellikle vurgulanmasını istediği şeyleri söylemiş de, "Şu sözcüklerle bir kompozisyon yazın." der gibi olmuş ve bence bu gerçekten çok samimiyetsiz bir hadise...
Kimse ile anlaşma yapmadım; ama ben de bir blog yazısı yazacağım şimdi. Sıkı durun. :)
Amma ve lakiiin...
Yazılanı okumayan, okuduğunu yanlış anlayan milletiz vesselam. Önce ne demek "istemediğimi" bir güzel ifade edeyim de kimse yanlış anlamasın efendim. 😌
Öncelikle kesinlikle Komili markasını/firmasını kötülemek değil niyetim. Yeni girişimleri hep destekler, yeni ürünleri hep denerim. Yeniliğe açığım kısacası. Yıllar önce Komili'nin biberiye özlü duş jelini severek kullanırdım. Islak mendillerini de birkaç kere kullandım. Hiçbir sıkıntı yaşamadım. Bugün rafta görsem tereddüt etmeden yine alırım.
Gelelim değinmek istediğim noktaya...
Bundan birkaç ay önce Snapchat'i daha aktif kullandığım bir dönemde Komili bezi raflarda görmüş, takipçilerimle paylaşmıştım. O zaman Komili bez pek de bilinmiyordu sosyal medyada açıkçası. Yani tamamen tesadüf eseri gördüm bezleri, herhangi bir reklama maruz kalmaksızın. 😏
Tabii orada buradaki kadar çok kişi izlemiyor paylaşılanları. Takip edenler hatırlar ancak.
Blog yazıyorum, ürün deniyorum falan ya. Alayım bunu ben, dedim...
Sonra birçok kişi sürekli bezle ilgili mesaj atmaya başladı görüşümü merak ettiği için. Ben de bazılarına özelden cevaplar verdim hatta. Fakat baktım olacak gibi değil birkaç video ve görselle topluca açıklama yapmıştım.
Şimdi gelelim o açıklamalara.
Bunlar kesinlikle benim kişisel gözlemim ve deneyimim. Bezi "gerçekten" beğenip kullanan varsa saygı duyacağım arkadaşım. "Her bebek farklıdır. Demek ki onun bebeğine iyi gelmiş." diye bir şeyler zırvalar, üstünde de durmam bu konunun amaaa...
Ben herkesin tek yürek olup ağız birliği ile aynı şeyleri yazmış olmalarını pek samimi bulmadım. Bulamadım yani, üzgünüm.
Bunun yerine firmanın gerçekten de kullanıcı yorumlarını dinlemesini, müşteri memnuniyetini gözardı etmemesini dilerdim. Bebek sektöründe hizmet veriyorsan markanı şişirmek yerine sosyal medyada güven kazanmış bu insanların "gerçek" yorumlarını alman, sonra onlara ulaşan kitlelerin olumlu/olumsuz görüşlerini kendine birer dönüt (feedback) kabul edip bundan azami derecede yarar sağlaman ve en nihayetinde kendini nasıl geliştirebileceğine dair kafa yorman gerek "bence".
Tamam... Bezin dokusu, kokusu, tasarımı çok hoş. Tamam, bu konuda hepimiz hemfikiriz bılogır ablalar, ağbiler (!)...
Fakat ne yazık ki çok ciddi bir sıvı emememe, hatta sızdırma sorunu var.
Uyku eğitimi/düzeni için gece bez değiştirmemek önerilir sıklıkla. Komili 4 numara kullandığım diğer markalara göre daha büyük gibi gelmişti. Gece bu bezi bağlama fikri oradan çıktı aslında ama. Bütün gece aynı bezle kalınca sırılsıklam olmuş üstü başı oğlumun. Yani altındaki pijamasından battaniyesine kadar... Komili bu bağlamda kesinlike tercih edilmemeli. Yazık olur o bebeğe.
Neyse, bu biraz uç bir örnekti. Çıtayı fazla yüksek tutmuş olabilirdim. Dedim ki tamam. Gece kullanmayacağız bu bezi. Gece daha pahalı bir bez takarım. Gündüz de 3-4 saatte bir değiştiririm Komili'yi. Ama ı-ıh... Nafile. Gündüz de sızdırıyor. Yani bezi açıp dokunuyorum. Sırılsıklam olmuş içi, oğlanın teni buz gibi... 😔 Taşmasa bile sıvıyı ememediği için bezdeki ıslaklık giysisine çıkıyor..
Dedim ki şu bezi bir de kaka performansı için deneyelim. Sonuçta gündüz daha sık değiştirirsem ıslaklık sorununa kendimce bir çözüm bulabilirim. Tabii bu noktada "ekonomi"den hızla uzaklaşıyoruz...
Ama aldık bir kere orta boy bir paket. Çöpe de atacak değiliz.
İlk gün dışarıdaydık. Hayatımın en kötü alt değiştirme deneyimini yaşadım. Resmen göbek deliğinden kaka temizledik oğlanın yarım saat. Bebek arabası ve üst başı batırma olayını çoktan geçtim bakınız... Cildini o kadar çok temizledim ki her yeri kızardı yavrumun. Herhalde dışarıda çok fazla kucağımıza alıp durduk, bezini kaydırdık falan dedim. Böyle bir manzara "teknik" olarak mümkün olamazdı çünkü. Yani bez bağlamasan cidden daha az kirlenirdi çocuk...
Ertesi gün yine bir kaka macerası... Tam sütünü içirdim, gazını çıkarmak için kaldırdım ki elime bir ıslaklık geldi. "Ay bu neee?" dememle birlikte Deniz'in üstünden pat pat yatağa ve yastığa döküldü kakalar. 😱 Bardağı taşıran son damlaydı sanırım. "Yere batsın lahmacunu." diyen İbrahim Tatlıses gibi isyan ettim o an. 😂 Bu arada poposu kıpkırmızı olmuştu. Artık pişik yaptığına da kanaat getirmiş oldum ve böylelikle diğer bezleri acil durumda dahi kullanılmamak üzere bir kenara kaldırdım. (Atamıyom la daha. Cimriyim galiba.) 😆
Şimdi ben bakıyorum da şu Instagram'a. Herkes memnun bu bezlerden. Memnun olan herkesin ortak noktası iki heşteg: #KomiliKuzuları #BirlikteAtanKalpler
Ah be arkadaşım, Komili kuzuları olmuş birer kurt, bebenin poposunu yedi yiyecek. Birlikte atan kalpler desen, ne zaman nerede kaka 💩 taşacak diye kalbim ağzımda atıyor...
Tamam, bir tek ben memnun kalmadım o zaman bu bezden. Sorun bende. :)
Ama...
Durumlar böyle yabancı...
Sevgiler efem...

Ben de o memnun kalanlara inanip deneyen lakin memnun olmayanlardanim. Gercekten memnun olunup ovuluyorsa ne ala yoksa cok yazik. Yine tercuman olmussunuz biz annelere, agziniza, kaleminize saglik :)
YanıtlaSilAgziniza saglik o bloggerlarin komili yazisina bende denk geldim ve hepsinin kalemi ayni olunca zaten inandiriciligi kalmamisti denemedim bilee benim gibi dusunen birini daha gormek cok mutlu etti...elinize saglik ;)))
YanıtlaSilHiç görmedim ben bu yazıları ama çok fena bir deneyim olmuş sizin için marka için de kötü bir izlenim tabi 😐
YanıtlaSilBu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSilYazdıklarınız kesinlikle çok doğru malesef biz de şans verdik zeytinyağlı vs cezbetti ancak kesinlikle sızdırıyor emicilik berbat
YanıtlaSil