19 Aralık 2016 Pazartesi

Bebelere Süt

Bebelere Süt

Bebek bu. Sütsüz olur mu? Kimine anne sütü, kimine formül süt, kimine devam sütü kimine sütsüz süt! Bu sonuncusu inek sütü alerjisi olan bebekler içindi. Misal benimki…

Sonrasında tabii ki sarıkızın sütü… Ama hangisi?

Özellikle bir yaştan sonra bu soru ciddi ciddi gündeminin büyük çoğunluğunu kaplıyor çoğu annenin. Ben de bu konuda kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.



ANNE SÜTÜ (EMZİRME):
Öncelikle bebek için en ideal süt “kendi annesinin sütü” ve daha da ideali bunun şırınga, kaşık ve biberon gibi aracılar olmaksızın doğrudan memeden alması. Bu şekilde hiçbir besin değeri kaybı yaşanmıyor ve bebek meme ucundaki floradan da faydalanıyor. Ben üç ay kadar emzirebildim sürekli olmasa da.

ANNE SÜTÜ (BİBERON):
Anne sütünde sağıldıkça ve bekledikçe (oda sıcaklığı, buzdolabı, derin dondurucu gibi) besin değeri kaybı yaşandığı gerçek; ama her halükarda bebek beslenmesindeki yeri zirvede. Değerlerinden ne kadar kaybetmiş olursa olsun yine de diğer sütlerden üstün. Tabii anne sütüne nazik davranmak gerek. Biberon mamaları gibi sallamak uzun zincirli yağ asitlerine zarar verebilir ve benmari yöntemiyle ısınmazsa bakteri üreyebilir ve besin değerlerinde kayıp daha çok görülür. Ayrıca her bebek için ideali kendi annesinin sütüdür öncelikle. Ama yine de süt anneden alacağı süt de diğer sütlerden üstün olacaktır. Bu bilgileri sizinle paylaşıyorum; ancak bunlar benim kişisel görüşlerim değil. Lütfen buradan muhalefet edecek konu çıkarmayın. Emziremeyen veya bebeğini sütten kesen annelere sonsuz saygım var. Ben de onlardan biriyim. Ben sütümü sağarak son ay devam sütü desteğiyle olmak kaydıyla dokuz ay anne sütü verebildim Deniz’e.

FORMÜL SÜT:
İlk altı ay anne sütünün yetersiz kaldığı veya olmadığı durumlarda kullanılan biberon mamasıdır. Özellikle bebek emzirilemiyorsa en doğru ve en iyi seçenek formül süttür. Bebeğe bir yaşından önce sulandırarak dahi olsa inek sütü verilmemelidir. 

Bizim ülkemizde her ne kadar emzirme konusunda bir bilinç oluşmuş gibi görünse de ilk altı ay yalnızca anne sütü olan bebekler, ilk altı ay anne sütü alan bebeklerin yarısı kadar. Yani araya ya gereksiz formül süt tüketimi ya da tamamlayıcı beslenmeye erken geçiş gibi faktörler giriyor.

Yeni anneler, doğum yapar yapmaz sütünüzün şarıl şarıl akmasını beklemeyin.
Kolostrum olgun süt gibi değildir ve daha koyu kıvamdadır. Bebeğinizin ilk 10 en geç 15 gün içinde doğum tartısına (doğduğu kilo) ulaşması beklenir. Doğduktan sonra bu kilonun %10’una kadar olan kısmını verecektir ve bu normaldir. Ancak 15. Gün doğum tartısına ulaşamamışsa anne emzirmeyle ilgili sorunlar yaşıyor olabilir ve kesinlikle mama takviyesi gerekir. İlk ay organ ve özellikle beyin gelişimi açısından çok önemlidir. Bebeğinizin bu ayki beslenmesi kritik önem taşır.

Anneler, bebeğinizin büyümesi (boy & kilo, baş çevresi bazında) persentil aralıklarındaysa (%3’ten %97’ye kadar) bebeğiniz sağlıklıdır. Her bebek tombul olmak zorunda değildir ve kilo bir sağlık parametresi değildir. Sadece en alt ve en üst persentilde seyreden bebeklerin altta yatan başka sağlık sorunları olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle %3 persentil için söylüyorum bunu. Bebeğiniz prematüre doğduysa onu ilk aylar persentil tablosunda 75’lerde görmeyi beklemeyiniz. Prematüre bebekler 3,5 kg oluncaya dek özel bir mama takviyesi  (Prematil gibi bir prematüre maması) alabilirler.

Anneler, bebeğinizin sadece formül sütle besleniyor olması tamamlayıcı beslenmeye (ek gıda) erken geçmeniz için bir ölçüt değildir.

Bunun dışında bebeğinizin minyon bir bebek olması formül süt desteği almanız gerektiği anlamına gelmez.

Sağarak süt miktarınızı ölçmeye çalışmak sizi yanıltabilir ve gereksiz yere formül süte yönlendirebilir.
Süt arttırmanın en temel yolu özellikle ilk aylar sürekli emzirmekten geçer.

Bebeğin büyüme değerleri iyi bir çocuk doktoruyla değerlendirildikten sonra formül süt kararı verilmelidir.

Bakkala gidip kafanıza göre mama alarak bu kararı siz veremezsiniz.
Ayrıca gereksiz yere formül süte başlamak süt miktarınızı azaltır ve anne sütünün aksine mamalarda lipaz enzimi bulunmadığı için sindirim güçleşeceğinden bebeğiniz daha uzun süre tok kalır ve uzun süre emzirmemek sütünüzü azaltarak sizi mama döngüsüne sokacaktır.

DEVAM SÜTÜ:
Yukarıda bahsettiğim ayrıntılar göz önüne alınarak anne sütü almayan veya yeterli miktarda anne sütü alamayan bebekler için 6. Aydan sonra en ideal süt devam sütüdür. Bebeğim alerjik olmasa iki yaşına kadar Similac mama ile devam edecektim. 6. aydan sonra iki numara ve genel olarak bir yaş sonrası 3 numara devam sütü kullanılır. (Aptamil 3 numarayı 9. Ay için koymuş, satış stratejisi olabilir.) Ben iki yaşına kadar devam sütü vermeyi düşünüyordum. Alerjisi olduğu için alerji mamasıyla devam edeceğim. Formül sütlerin içerikleri sık sık tartışılan bir konu; ancak bir yaşına kadar, anne sütü alamayan bebekler için formül süt/devam sütü en ideal beslenme şeklidir. Daha doğal olduğu için inek sütü tercih edilecekse de bir yaş beklenmelidir. Bu durum, sadece inek sütü alerjisi için değil geçerli değildir. Besin değerleri açısından da ilk yıl inek sütü yetersiz kalacağı için bebeğe verilmemelidir. Ayrıca sütle beslenmenin hat safhada olduğu bu dönemde inek sütü verilmesi bebekte anemiye (kansızlık) yol açacaktır. 

TIBBİ AMAÇLI ÖZEL DİYET MAMASI (SÜTSÜZ SÜT):
Bebeğinizin testlerle veya bulgularla kesinleşmiş inek sütü alerjisi veya çoklu besin alerjisi hastalığı durumunda kullanacağınız biberon mamasıdır. Diğer mamaların aksine numarası yoktur. Ben Deniz için Aptamil Pregomin AS mama kullanıyorum. Bu mamaların tadı çok kötü oluyor ne yazık ki… Fakat anne sütü alamadığı için ve diğer mamaları ve inek/keçi sütünü veremediğim için başka seçeneğim yok ve alamadığı vitamin ve mineraller için böyle bir besin desteğine ihtiyacı var.

KEÇİ SÜTÜ:        
Keçiler ineklere göre daha doğal beslendikleri için ve sütlerinin içeriği anne sütüne bir tık daha yakın olabileceği için son zamanlarda keçi sütü ve keçi sütünden yapılan mamaların piyasası büyük ölçüde ilgi görmeye başladı.
İnek sütü alerjisinde diyeti açmaya çalışırken denemenizi keçi sütü ürünü ile yapabilirsiniz; ancak bunun dışında alerjisi olan bir bebek için asla uygun değildir.
Ayrıca folik asit yönünden inek sütüne göre daha zayıftır. Sindirimi zordur ve kabızlık yapabilir.
Ben bebeğime keçi sütü vermeyi düşünmüyorum. Verecekseniz en ideali organik ve günlük keçi sütüdür.

İNEK SÜTÜ:       
Biliyorsunuz inek sütü konusu çok tartışmalı ülkemizde.
Aslına bakarsanız hem bebeğiniz hem de kendiniz için başta kalsiyum kaynağı olarak görebileceğimiz bu proteini yoğurt ve kefir formunda almak EN SAĞLIKLISI…

“Peki yoğurdu ve kefiri nereden alacağız, nasıl yapacağız?”
Maalesef geçenlerde çok takipçili bir blogger anne, onca araştırmasından sonra beni hayrete düşüren bazı cümleler sarf etti. Nitekim takibi bıraktım; ancak bu konuda “gerçek” bilgileri vermenin şart olduğuna karar verdim. Bu yazımı paylaşarak bana destek olabilirsiniz, özellikle blogger arkadaşlarımdan rica ediyorum.

Kesinlikle yoğurdu da kefiri de kendimiz yaparsak azami düzeyde faydalanmış oluruz.
Asıl olan kültür değil MAYA’dır. Piyasadaki hazır ürünler kültürden yapılır.

Altınkılıç markasının kefirini duymuştum; ama almadım. Danem BüyüYo adında kefir ve yoğurt için maya satan bir marka vardı. Evinde maya bulunmayanlar için güvenilir içerik olarak o mayaları tavsiye ederim. Ben de kullandım.

Ben süt içmeyi çok severim. İçinde süt olan her şeye bayılırım. O yüzden asla sütten tamamen kopamam; ama bebekleriniz için kefir ve yoğurda ağırlık vermeniz çok önemli. Oğlumun alerjisi geçince ben de öyle yapacağım.

Ayranı da su içmeyi reddettiği dönemde sunabilirsiniz. Yoksa gereksiz yere sulandırılmış şeylerle midesini doldurmak yerine aynı miktarda daha nitelikli besinler sunmalıyız.

İnek sütü konusunda tercih edeceğiniz EN İDEAL SÜT ORGANİK VE GÜNLÜK JERSEY SÜTÜ’dür. Bu ineklerin sütleri daha özeldir ve besin değerleri daha yüksektir. Tabii ki herkesin bu süte kolaylıkla erişmesi mümkün olmayabilir. Ben Cepa Aggroland’den alıyorum, Ada Elta marka sütler.
Daha ulaşılabilir olduğunu düşündüğüm şekliyle diğer süt seçeneklerini sizinle paylaşacağım.
Bebeğiniz için mutlaka günlük süt tercih edin.

GÜNLÜK SÜT:
Daha düşük sıcaklıklarda daha kısa süre bekletilerek ısıl işlem görmüş süttür ve bu yüzden besin
değerleri daha iyi korunur; ancak ömrü bu sebeple diğer sütlere nazaran daha kısadır ve çabuk bozulur.
Organik olanı ve olmayanı mevcuttur. Organiğini tercih etmenizi her zaman
tercih ederim. Ada Elta, Yoncadan ve Pınar Organik benim tercih ettiğim markalar.
Onun dışında organik olmayanını da alsanız mutlaka bilindik bir markadan almanızı tavsiye ederim. AOÇ
günlük sütünü severek kullanıyorum.

UHT SÜT:
Çok yüksek sıcaklıklarda uzun süre tutularak ısıl işlem görür, bu yüzden raf ömrü uzundur. Bunu bilmeyip de: “Katkı maddesi, koruyucu bilmem ne koyuyorlar.” diyen insanlara gıcık oluyorum. Tabii her ne kadar Tetrapak ambalajlarda olsa da ben en sağlıklı muhafazanın cam olduğunu düşünüyorum. Özellikle acil durumlarda kullanmak üzere, uzun raf ömründen ötürü ben de UHT süt alıyorum. Organiğini tercih etmekte fayda var. Pınar Organik alıyorum.

ORGANİK SÜT:
Günümüzde insan kendi için bile sağlıklı olanı seçmekte zorlanıyor. Ben bu yüzden organik tarımla üretilen gıdaları önemsiyorum. Bütçe olarak zorluyor; ama en azından bebeğim için tercih ediyorum. Organik sütün günlük olanını tercih etmelisiniz öncelikle.

ÇOCUK SÜTÜ:
Açıkçası ben bu konuda pek araştırma yapmayı gerekli bulmadım; ama bebeğiniz dengeli ve yeterli besleniyorsa günlük organik süt ve ondan yapılan kefir ve yoğurdun yeterli olacağını düşünüyorum. UHT ile bazı değerler çok iyi korunamıyor; ama öte yandan çocuk için özel takviyeler de ekleniyor. İştahsız bir bebekse arada takviye gibi düşünüp içirilebilir. Aptamil veya Pınar tercih ederdim Deniz için. Alerjisi geçince artık…

SÜTÇÜ SÜTÜ:
Aslında bu kategoriyi yazmayacaktım bile!
Ortalıktaki bilgi kirliliğini görünce yazmak istedim.
Kimsenin ekmeğiyle oynamak istemem. Kendiniz hayvancılık yapıyorsanız ona bir şey diyemem ama.
Bu sütlerin şöyle dezavantajları var.
·         Antibiyotik testi:
Büyük markaların sütleri olmadığı için antibiyotik testlerine tabii tutulmuyor ve bebeğinize ne içirdiğinizden emin olamazsınız. İlla ki bu hayvanlar zaman zaman antibiyotik alıyor; ama bu dönemde sütçüler sizce o sütleri çöpe mi döküyor? Büyük firmalar test yapılmadan sütleri almıyor; ama burada onun garantisi yok.
·         Pastörizasyon:
Sütün ne kadar temiz yerden alındığını düşünürseniz düşünün illa ki bir pastörizasyon işlemi uygulayacaksınız. Sizin tencerede yapacağınız uzun süreli kaynatma işleminde şoklama gibi ani bir ısı yükselişinin ardından soğutma işlemi yapılmadığı için bu işlem uzun sürüyor ve dolayısıyla sütün besin değerleri korunamıyor. Yani doğalını verdiğinizi düşünürken içerikten kaybediyorsunuz. 
·         Organik:
Bu sütler ECOCERT gibi büyük organik sertifikalarına sahip değil.
Türk insanının anlamadığı bir şey var. ORGANİK VE DOĞAL AYNI ŞEY DEĞİLDİR. HER DOĞAL OLAN DA
ORGANİK DEĞİLDİR.
Ha ben organiğe pek takılmıyorum, diyebilirsiniz; ancak yine de yukarıdaki maddelerde hâlâ sıkıntı var.
Siz bilirsiniz…


Sütü kaynatmak, yoğurt ve peynir vs. yapmak çok güzel. Doğal beslenmek de öyle. Bir şey için emek verip uğraşmak vicdanınızı rahatlatıyor olabilir; ama yine de ortada bazı gerçekler
varken ben kesinlikle kimseye aksi yönde öneride bulunamam.
Umarım faydalı bir yazı olmuştur.
Yorumlarınızı bekliyorum.
Sevgiler…


2 yorum:

  1. Çok faydalı bir yazı olduğunu düşünüyorum. :) emeğinize sağlık Benimde 3 yaşında bir oğlum var sütü çok seviyoruz. :) Blogunuzu biraz dolaştım ve takip etmeye başladım gerçekten güzel paylaşımlarınız olmuş. :) Bende yeni bir blog açtım (Tuğba'nın kozmetik merakı) ziyaret ederseniz çok memnun olurum...

    YanıtlaSil

Blogda Ara

Son Yazılar

Tüm Yazıları Göster

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı