11 Ocak 2017 Çarşamba

Kozmetik Detoksu



Bir zamanların makyaj delisinden kozmetik detoksu yazısı…
Enteresan…
Büyümek böyle bir şey galiba. Azla yetinmeyi öğreniyor insan ve gereksiz kalabalıkları bir bir çıkarıyor hayatından…
Bu hesabı 2014 yılının sonlarına doğru açtım. Paylaşım yapmak için ürünlerle daha bir haşır neşir olduğumdandır mıdır bilinmez aslında ne kadar çok şeyimin olduğunu ve çoğunun hakkını veremediğimi fark ettim. Öyle ki bu farkındalık beni boğuyordu. Fotoğraf çekmek için çıkardığım çoğu ürünü aslında çok az kullandığımı veya hiç kullanmadığımı görüyordum. Sonra bir karar aldım. Epey kademeli olarak da olsa bir kozmetik detoksu yapmaya başladım.

Makyaj:
Özellikle ten makyajı için gerekli baz ürünlerin sayısını bir taneyle sınırladım. Bir tane fondötenim, bir tane pudram ve bir tane kapatıcım olacaktı. Çünkü her gün makyaj yapsam da ten rengim hep sabitti. Ürünlerim bittikçe yeni ürünler de denedim. Böylelikle kafamda epey fikir oluştu.

Benim yıllardır vazgeçemediğim fondöten ve kompakt fondöten (pudra) ürünüm La Prairie idi. Düşünüyorum da cildimi mümkün olduğunca koruyarak makyaj yapmak istediğimde en iyi performansı bu ikiliden alıyordum. Pudrası ıslatılarak fondöten gibi kullanılabiliyordu, bu yüzden acil durumlar için çantama atıyordum. Kesinlikle pratik bir ikili. Kapatıcı olarak Mac Pro LongWear sabit ürünüm ve toz pudra olarak da fiyat ve boyut avantajıyla açık ara farkla Kryolan. Her zaman kullanılacak bir ürün değil; ama mükemmel ten makyajı için kesinlikle SupraColor, tabii yağlı ciltler sevmeyebilir.

Allık konusunda çok çılgın biri olmadım. Elim hep bronz ve şeftali tonlara gider. Aklımda şu an en fazla iki renk var. Elimdekiler bitince şans verebilirim. Pembe tonları da bazen gerekli olabildiği için allık için üç adetle sınırladım kendimi.

Göz ve dudak makyajı nispeten çeşitlilik arz ettiği için bir sayı ile sınırlamasam da sadece gerçekten zevkime hitap eden ve sık kullanabileceğim ürünler almayı hedefliyorum. Yakın zamanda yeni bir şey almayı da düşünmüyorum. Elimdekiler hep sevdiğim renkler zaten.

Eye-liner ve rimel de tek çeşit kullanılacak ürünler nitekim. Birden fazla ürün açtığınızda kısa sürede bitiremeyeceğiniz için ürünün çoğu kuruyup ziyan olacaktır. Bana bir rimel iki ay, bir liner 4-5 ay kadar gidiyor. Geçen indirimde üç rimel aldım ve birini açtım. Altı ay boyunca rimel alışverişi yapmayacağım ve ortada çok çok büyük bir fark görmedikçe high-end pahalı bir rimel almayı düşünmüyorum.

Dudak kalemi konusunda ise tek bir markaya yöneleceğim ve o da Mac olacak. Özellikle suya dayanıklı dudak kalemlerini çok seviyorum. Koleksiyonumu birkaç tane dudak kalemiyle ödüllendirip bu dosyayı da kapatacağım. Tabii bu satın alma işleri koca bir yıla yayılmış durumda. Elimde ürün bittikçe aylık bütçemden teker teker alarak kapatacağım eksikleri.

Makyaj konusunda genel tutumum şu oldu: İndirimde bir şey almak zorunda değilim. Zaten almak istediğim, yakın zamanda bitecek olan veya bitmiş bir ürünüm varsa evet, indirimde alışveriş mantıklı. Onun dışında yanına bile yaklaşmıyorum. Bir de indirim olmasa dahi bir ürünü yalnızca uygun fiyatlı olduğu için satın almıyorum artık. Öyle olunca bir köşede kalıyor, kullanmıyorum zaten. Gerçekten istediğim, üzerine düşünüp en sonunda almaya karar verdiğim bir ürünü daha layıkıyla kullanıyorum kesinlikle. Ona belli bir bütçe ayırmış olmak beni o ürünü kullanmaya itiyor. :) O yüzden drugstore uygun fiyatlı kozmetik alışverişi konusunda kendimi frenledim.

Parfüm ve cilt bakımı için ayrı bir yazı yazacağım için o konuya burada değinmiyorum. Son olarak çılgınlık olarak nitelendirebileceğim oje tutkuma değineceğim.

Oje:

Kolay olmayacak, elbet üzüleceğiz…
Evet, henüz koleksiyonu dağıtacak kadar detoks mertebesine erişmedim; ama alacağım ürünleri ciddi ölçüde kısıtladım. Hemen her markadan oje kullanmış biri olarak söyleyebilirim ki en sevdiğim ojeler kesinlikle Zoya’da. Onun dışında tabii ki Tom Ford ve Chanel ojeleri tek geçiyorum. Zoya fiyat olarak daha avantajlı bu markalardan ve içerik olarak çok daha temiz. Bakım ürünlerimi de Zoya’ya çevirdim zaten. Bundan sonra ancak bu üç markadan birinden gerçekten bayıldığım bir renk olursa oje satın alacağım. Bu bir nevi motivasyon işi, arada kendimi ödüllendirmek gibi…

Her ne kadar kozmetik detoksu yapsak da arada kendimiz için özel bir hediye almak hiç fena olmaz, değil mi?
O yüzden ara ara #kendime1hediye hashtag’iyle bu hediyeleri sizlerle paylaşacağım. Tabii ki insanın kendine hediyesi sadece kozmetik ürünü olmaz, o yüzden her zaman farklı fikirlere açığım ben de. :)

Siz de ara ara kendinize böyle güzellikler yapıyor musunuz bakalım?

Kendinize hep güzel bakın ve sevgiyle kalın…

2 yorum:

  1. Ne güzel bi yazı olmuş. Kesinlikle katılıyorum ben de geçen yıl aynı şeye karar verdim. Bazen indirimlerle gözüm dönüyor onu da atayım bunu da sepete atayım diye epey ekliyorum ama ödeme yapacağım zaman bi düşünüyorum gerçekten ihtiyacım var mı, gerek var mı diye, eleyip ihtiyaç olanları bırakıp öyle alıyorum ve kendimi çok daha iyi hissediyorum^^ chanel ve tom ford oje denemem lazım tamamdır:) bir de la praire in ürününü merak ettim. Bir inceleme yazısı olsa süper olurdu^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ojeleri deneyince ben de yorum bekliyorum. :) Şu an elimde başka ürünler var; ama bu yıl tekrar aldığımda yorumlarım mutlaka.

      Sil

Blogda Ara

Son Yazılar

Tüm Yazıları Göster

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı