Bir zamanların makyaj
delisinden kozmetik detoksu yazısı…
Enteresan…
Büyümek böyle bir şey
galiba. Azla yetinmeyi öğreniyor insan ve gereksiz kalabalıkları bir bir
çıkarıyor hayatından…
Bu hesabı 2014 yılının
sonlarına doğru açtım. Paylaşım yapmak için ürünlerle daha bir haşır neşir
olduğumdandır mıdır bilinmez aslında ne kadar çok şeyimin olduğunu ve çoğunun
hakkını veremediğimi fark ettim. Öyle ki bu farkındalık beni boğuyordu.
Fotoğraf çekmek için çıkardığım çoğu ürünü aslında çok az kullandığımı veya hiç
kullanmadığımı görüyordum. Sonra bir karar aldım. Epey kademeli olarak da olsa
bir kozmetik detoksu yapmaya başladım.
Makyaj:
Özellikle ten makyajı
için gerekli baz ürünlerin sayısını bir taneyle sınırladım. Bir tane fondötenim,
bir tane pudram ve bir tane kapatıcım olacaktı. Çünkü her gün makyaj yapsam da
ten rengim hep sabitti. Ürünlerim bittikçe yeni ürünler de denedim. Böylelikle kafamda
epey fikir oluştu.
Benim yıllardır
vazgeçemediğim fondöten ve kompakt fondöten (pudra) ürünüm La Prairie idi.
Düşünüyorum da cildimi mümkün olduğunca koruyarak makyaj yapmak istediğimde en
iyi performansı bu ikiliden alıyordum. Pudrası ıslatılarak fondöten gibi
kullanılabiliyordu, bu yüzden acil durumlar için çantama atıyordum. Kesinlikle
pratik bir ikili. Kapatıcı olarak Mac Pro LongWear sabit ürünüm ve toz pudra
olarak da fiyat ve boyut avantajıyla açık ara farkla Kryolan. Her zaman
kullanılacak bir ürün değil; ama mükemmel ten makyajı için kesinlikle
SupraColor, tabii yağlı ciltler sevmeyebilir.
Allık konusunda çok
çılgın biri olmadım. Elim hep bronz ve şeftali tonlara gider. Aklımda şu an en
fazla iki renk var. Elimdekiler bitince şans verebilirim. Pembe tonları da
bazen gerekli olabildiği için allık için üç adetle sınırladım kendimi.
Göz ve dudak makyajı
nispeten çeşitlilik arz ettiği için bir sayı ile sınırlamasam da sadece
gerçekten zevkime hitap eden ve sık kullanabileceğim ürünler almayı
hedefliyorum. Yakın zamanda yeni bir şey almayı da düşünmüyorum. Elimdekiler hep
sevdiğim renkler zaten.
Eye-liner ve rimel de tek
çeşit kullanılacak ürünler nitekim. Birden fazla ürün açtığınızda kısa sürede
bitiremeyeceğiniz için ürünün çoğu kuruyup ziyan olacaktır. Bana bir rimel iki
ay, bir liner 4-5 ay kadar gidiyor. Geçen indirimde üç rimel aldım ve birini
açtım. Altı ay boyunca rimel alışverişi yapmayacağım ve ortada çok çok büyük
bir fark görmedikçe high-end pahalı bir rimel almayı düşünmüyorum.
Dudak kalemi konusunda
ise tek bir markaya yöneleceğim ve o da Mac olacak. Özellikle suya dayanıklı
dudak kalemlerini çok seviyorum. Koleksiyonumu birkaç tane dudak kalemiyle
ödüllendirip bu dosyayı da kapatacağım. Tabii bu satın alma işleri koca bir
yıla yayılmış durumda. Elimde ürün bittikçe aylık bütçemden teker teker alarak
kapatacağım eksikleri.
Makyaj konusunda genel
tutumum şu oldu: İndirimde bir şey almak zorunda değilim. Zaten almak istediğim,
yakın zamanda bitecek olan veya bitmiş bir ürünüm varsa evet, indirimde
alışveriş mantıklı. Onun dışında yanına bile yaklaşmıyorum. Bir de indirim
olmasa dahi bir ürünü yalnızca uygun fiyatlı olduğu için satın almıyorum artık.
Öyle olunca bir köşede kalıyor, kullanmıyorum zaten. Gerçekten istediğim,
üzerine düşünüp en sonunda almaya karar verdiğim bir ürünü daha layıkıyla
kullanıyorum kesinlikle. Ona belli bir bütçe ayırmış olmak beni o ürünü
kullanmaya itiyor. :) O yüzden drugstore uygun fiyatlı kozmetik alışverişi
konusunda kendimi frenledim.
Parfüm ve cilt bakımı
için ayrı bir yazı yazacağım için o konuya burada değinmiyorum. Son olarak
çılgınlık olarak nitelendirebileceğim oje tutkuma değineceğim.
Oje:
Oje:
Kolay olmayacak, elbet
üzüleceğiz…
Evet, henüz koleksiyonu
dağıtacak kadar detoks mertebesine erişmedim; ama alacağım ürünleri ciddi
ölçüde kısıtladım. Hemen her markadan oje kullanmış biri olarak söyleyebilirim
ki en sevdiğim ojeler kesinlikle Zoya’da. Onun dışında tabii ki Tom Ford ve
Chanel ojeleri tek geçiyorum. Zoya fiyat olarak daha avantajlı bu markalardan
ve içerik olarak çok daha temiz. Bakım ürünlerimi de Zoya’ya çevirdim zaten. Bundan
sonra ancak bu üç markadan birinden gerçekten bayıldığım bir renk olursa oje
satın alacağım. Bu bir nevi motivasyon işi, arada kendimi ödüllendirmek gibi…
Her ne kadar kozmetik
detoksu yapsak da arada kendimiz için özel bir hediye almak hiç fena olmaz,
değil mi?
O yüzden ara ara
#kendime1hediye hashtag’iyle bu hediyeleri sizlerle paylaşacağım. Tabii ki
insanın kendine hediyesi sadece kozmetik ürünü olmaz, o yüzden her zaman farklı
fikirlere açığım ben de. :)
Siz de ara ara kendinize
böyle güzellikler yapıyor musunuz bakalım?
Kendinize hep güzel bakın
ve sevgiyle kalın…

Ne güzel bi yazı olmuş. Kesinlikle katılıyorum ben de geçen yıl aynı şeye karar verdim. Bazen indirimlerle gözüm dönüyor onu da atayım bunu da sepete atayım diye epey ekliyorum ama ödeme yapacağım zaman bi düşünüyorum gerçekten ihtiyacım var mı, gerek var mı diye, eleyip ihtiyaç olanları bırakıp öyle alıyorum ve kendimi çok daha iyi hissediyorum^^ chanel ve tom ford oje denemem lazım tamamdır:) bir de la praire in ürününü merak ettim. Bir inceleme yazısı olsa süper olurdu^^
YanıtlaSilOjeleri deneyince ben de yorum bekliyorum. :) Şu an elimde başka ürünler var; ama bu yıl tekrar aldığımda yorumlarım mutlaka.
Sil